
Karaciğerin dostudur. Kan yapar. Kekikle yenirse vücudu şişmanlatır.
Kumları döker, idrarın damla damla gelmesinin tedavisinde iyi gelir. Çekirdekleri alınır karabiber konulup yenir.
Sert urları eritir. Kuru üzüm, safran, yumurta sarısı, kuş yemi, keten tohumundan merhem yapılıp uygulanır.
Unutkanlığı giderir, dimağı kuvvetlendirir. Günlük ile yenilir.
Sarılığı giderir, sirke ile yenir.
Öksürüğü keser. Anason ile kaynatılır, badem yağı ile içilir.
Çıbanları patlatır, iyileştirir.İç yağı ile merhem yapılıp uygulanır.
Üzüm çekirdekleri selülit tedavisinde kullanılır.
Üzüm ürünlerindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik gelişimi yanında kansızlığı, halsizliği, zayıflığı ve ishali tedavi edici özelliği bulunmaktadır.
Kilo almak isteyen de rejim yapmak isteyen de üzüm yemelidir çünkü enerji verir.
Protein ve karbonhidrat kaynağıdırA,B1,B2,B6 , C vitaminleri ile fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asitler, formik asit minerallerini içerir.
Günlük kalsiyumun 1/5′ini ve demirin ise 1/3′ünü karşılar.
Mineraller halsizliği, kansızlığı, ishali ve zayıflığı tedavi eder.
Karaciğer zaafiyetine, öksürüğe, bronşite de iyi gelir.
Mideye çok faydalıdır. Ayrıca Unutkanlığa da iyi gelir.Kuvvetli bir gıdadır.

Yoğurdun suyunun faydalı olduğunu biliyor musunuz? Üstelik yoğurt suyunda bulunan B2 vitamini, Türkiye’de eksikliği en çok görülen vitamin. Çorba yapın, ayran yapın ama kullanın…
Yoğurdun suyunda bulunan ve Türkiye’de eksikliği en fazla görülen vitaminlerden biri olan Riboflamin (B2) vitamininin, sağlık açısından son derece faydalı olduğu bildirildi.
Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nurten Budak, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, yoğurdun kalitesini ve lezzetini artıracağı düşüncesiyle suyunun dökülmesinin yanlış alışkanlık olduğunu belirtti.
Sağlıklı bir besin maddesi olan yoğurt suyunun dökülmeyip başka alanlarda kullanılması gerektiğine dikkat çeken Budak, şunları söyledi:
”Yoğurdun suyuna sarı ve yeşilimsi rengi veren ‘Riboflavin’ (B2) isimli vitamindir. Yoğurdun suyunun dökülmesi ile sağlık açısından son derece faydalı olan bu vitamin boşa gitmektedir. Bu nedenle bu su kesinlikle dökülmemeli ve mutlaka süzdürülmesi gerekiyorsa başka yerlerde kullanılmadır. Örneğin ayran ve yoğurt çorbası yapımında yoğurt suyunun kullanılması, bu değerli besin kaynağının boşa gitmesini engelleyecektir.”

Vücudun çeşitli organlarında bulunan bakterilerden bağırsakta barınanları, sindirim sisteminin düzenli çalışması açısından önemlidir. Bu bakteriler, enfeksiyonların ve bulaşıcı bir hastalık geçirirken almak zorunda kaldığımız antibiyotiklerin saldırısına uğrayabilir. Bu da sindirim sistemini harap eder. Yoğurt bu sorunu çözer, azalan bakteri miktarını normal seviyesine getirir ve enfeksiyonları hem önler, hem de onlarla mücadele eder. Bağışıklık sistemini de canlandırır. Kalsiyum oranı sütten fazla olan yoğurdun, protein oranı süte eşittir.

Saymakla bitmez. Ama birkaçına değinmek istiyorum. Örneğin doğal bir nefes kokusu oluşturduğu gibi aynı zamanda da diş taşının oluşmasını engelliyor. Diş eti iltihaplarını önlüyor. Üstelik günün her Saatinde kolayca yenebilir.Yağ yakmada etkili bir gıda. Bilimsel olarak söylemek gerekirse, yoğurdu sofralarından eksik etmeyenlerin, diğerlerine göre %22 daha fazla kilo verdikleri görülmüş. Bu oran karın bölgesinde %81’e kadar çıkıyor. Ayrıca yoğurt yağ yakışını sağladığı gibi kas yapımını da gerçekleştiriyor.
Bilindiği üzere, kas oranı yüksek olan bedenlerde günlük kalori tüketimi daha fazla oluyor. İşte size katmerli bir etki. Birbirini tetikleyen güzel bir etki. Yoğurt yağ yakıyor, kas oluşumunu sağlıyor, kaslarda daha fazla kalori harcamanıza sebep oluyor. Zayıflamak isteyenler için unutulmaması ve eksik edilmemesi gereken bir gıda.
Peki başka? En iyi anti baz. Mide asidini dengeler, ayrıca akşam özellikle meyve tüketiminin çok olduğu zamanlarda yenen yoğurt, midede biriken şekeri dengeleyici özelliği var. Böylece bedenin fazla şekeri ortadan kaldırmak için ürettiği insilün salgısını da azaltıp, insilünün bedene verdiği zararları da ortadan kaldırdığı için uzun ömürlü olmanızı sağlıyor.
Kolit, Alerji, osteoporoz, hazımsızlık, Hipertansiyona yol açan kötü kolesterol ve kalp-damar hastalıklarına karşı güçlü bir koruyucu, özellikle “A”, “B”, “E” vitaminleri, Mineral tuzlar, kalsiyum, fosfor, Magnezyum içerikli beslenme alışkanlığı olan kişilere çok yararlı bir gıda.
Hazımsızlık çekenlere, mide ve bağırsak rahatsızlıkları olanlara şiddetle tavsiye ediyorum. Güzel ve genç görünmek isteyenler, cildinizi pürüzsüz hale getirir, saçlarınıza parlaklık kazandırır, nerden mi biliyorum, cilt güzellik maskelerinde ne kullanılıyor sanıyorsunuz?
Yaşlanma sonucu oluşan menopoz durumunda, içerdiği yüksek dozda kalsiyum osteoporoza karşı güvenli bir koruyucu etkisi olduğu da kanıtlanmıştır.
Yapılması kadar saklanması da önemli olan yoğurdun içindeki yararlı bakterilerin korunması için mutlak buzdolabında muhafaza edilmesi ve taze taze tüketilmesi gerekir. Aksi halde, yararlı maddelerin etkisi geçer.

Peynir , süt ürünleri arasında besin değeri en yüksek olanıdır, protein, minerler ve vitaminler gibi esansiyel maddeler bakımından zengin bir kaynaktır. A, B ve E vitaminleri, kalsiyum ve fosfor içerir. Peynir protein açısından sütle aynı gereksinimi karşılayacak değerdedir. Özellikle beyaz peynir ve lor protein açısından zengindir.
100 gram peynir yetişkin bir insanın günlük mineral ihtiyacını karşılar.
Peynir, kolay hazmedilir ve diğer gıdaların hazmolmasına yardımcı olur. Bu özelliği nedeniyle de sofraların baş tacıdır.
Peynir toplam yağ alımını çok az arttırmaktadır. Ayrıca kolesterol oranı en düşük gıdalardan biridir.
Peynirde laktoz yoktur ya da düşük oranda bulunur. Bu nedenle peynir, sütü sindirmekte zorlanan kişiler için alternatif bir gıdadır.
Peynir, çocuklarda boy uzamasını önemli ölçüde artırır, kemik gelişimine yardımcı olur. Kadınlarda da kemik yapısının güçlü kalabilmesini sağlar.
Ayrıca diş sağlığı için vazgeçilmez bir besindir.

· Ağrı ve sancıların giderir,
· Ameliyat yaralarını erken kapatır
· Ağız yaralarını iyileştirir,
· Akciğer hastalıklarını iyileştirir,
· Bağışıklık sistemini düzenler
· Bademcik iltihabını yok eder,
· Bağırsak düzensizliklerini ve iltihabını giderir,
· Büyüme ve gelişmeyi son derece etkile,
· Beyin hastalıklarının iyileştirir,Felç ve sinir hastalıklarını giderir,
· Cilt bozukluğunu, lekelerini giderir,
· Cinsel gücü artırır,
· Damar sertliğini,damar tıkanıklığını yok eder,
· Dengesiz beslenme sorunlarını giderir,
· Düşünme yeteneğini arttırır,
· Erken teşhiste kanser hastalıklarında tedavi edicidir,
· Gözleri güçlendirir,
· Gelişimi hızlandırır,
· Halsizliği giderir,
· Hazmı kolaylaştırır,
· Hafızayı güçlendirir,
· İshali keser,
· İştah açar.

Dinçlik, zindelik sağladığı, hücre yenilemesine katkıda bulunduğu düşüncesi nedeniyle, insanlar tarafından yaygın olarak tüketilir.
Arı sütü en fazla bronş astımı, damar sertliği, mide ve bağırsak hastalıkları, romatizma gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bunların yanında yüksek tansiyonu önleyici, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarını düzenleyici özelliği vardır.
Arı sütü zihinsel ve bedensel yorgunluklara, ciltteki kırışıklık ve sivilcelere karşı da etkili bir şekilde kullanılır.
Arı sütünün kandaki kolesterol, toplam lipid, fosfolipit, trigliserid seviyelerini düşürücü, tansiyon düzenleyici, damar genişletici aktivesi bulunmaktadır.
Insülin benzeri peptidleri içermesi nedeniyle hipoglisemik (kan şekerini düşürücü) ve immünolojik etkisi vardır.
Bunların yanısıra cilt ve saç hastalıklarında tedavi edici, cinsel fonksiyonları düzenleyici, hücre onarıcı ve gençleştirici etkileri bulunmaktadır.
Son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda ise kemoterapi ve radyoterapi uygulanan lösemili çocuklarda arı sütünün canlı ağırlık artışıyla birlikte kandaki beyaz küre, nötrofil ve lenfositlerin artmasına neden olduğu saptanmıştır.
![]()
Avrupa’da uzun yıllardır arı zehiri, eklem rahatsızlıklarında, özellikle romatizmal hastalıklarda kullanılmaktadır.
Arı zehiri ayrıca gribal enfeksiyonlara ve ortopedik hastalıklara karşı kullanılmakta, iltihap kurutucu ve analjezik (ağrı kesici) etkileri bulunmaktadır.
Amerikan Apiterapi Birliği, günümüzde mafsal iltihabi (arterit), doku sertleşmesi, deri veremi, yaşlılarda görülen deri sertleşmesi, kronik yorgunluk sendromu, yara izi, deri kanseri, ekzema gibi hastalıkların tedavisinin arı zehiri ile yapıldığını bildirmiştir.
Arı zehiri temel olarak immünolojide, alerjik hastalıkların tedavisinde, romatizmal hastalıklarda, gut hastalığında, sclerosisÕde (doku sertleşmesi), ayrıca scleroderma (yaşlılarda görülen deri sertleşmesi) ve astımı kapsayan çeşitli immünolojik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
Bunların yanında, arı zehiri, epilepsiye, birçok arthritis çeşitlerine, bazı kanser çeşitlerine, boğaz enfeksiyonlarına, migrene, kolesterolole, sinüzite, kansere, ülsere, astıma karşı tedavi amacıyla kullanılmaktadır.

Polen insan beslenmesi için çok büyük öneme sahiptir. Büyümeyi hızlandırıcı, yorgunluğu giderici, kansızlığı önleyici, metabolizmayı düzenleyici etkileri bulunur.
Polen besin değeri bakımından, diğer tarımsal ürünlerle karşılaştırılmış ve domates, kabak, fasulye, elma, ekmek ve ete göre daha fazla oranda protein, demir, vitamin, riboflavin, niacin içerdiği belirlenmiştir.
Polen, polen alerjisi olan kişilerin tedavisine yardımcı olarak kullanılır.
Tıpta ayrıca prostat hastalıklarının tedavisinde kullanıldığı belirtilmektedir.
Polenin insan ve hayvanları X ışınlarının zararlı etkilerinden koruduğuna dair bazı bilimsel çalışmalar da bulunmaktadır.
Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada polenin, karaciğer hastalıklarına karşı iyileştirici bir etkiye sahip olduğu bildirilmiştir. Fareler üzerinde yapılan bir başka çalışmada polenle beslenmenin gebelik döneminde vücut ağırlığında artış sağladığı, toplam protein ve albüminde yükselmenin olduğu ve polenle beslenmeyenlere göre fetüste ölüm oranın daha düşük olduğu belirlenmiştir.

En çok bilinen arı ürünü olan bal, insanlar tarafından temel olarak besin maddesi, enerji kaynağı ve çeşitli hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılır.
Balın mide ve bağırsaklar üzerine olan iyileştirici etkisi yüzyıllardan beri bilinmektedir.
Bal yara ve yanıkların tedavisinde başarıyla kullanılabilir. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılan krem ve antibiyotiklerin, yara izi ve yara kabuğu gibi olumsuz etkileri bulunmakta, bal kullanılmasıyla bu olumsuz etkiler görülmemektedir. Yanıklara karşı kullanılan silver sulfadiazine yerine bal kullanımıyla iyileşme daha kısa bir süre içinde gerçekleşmektedir.
Bal kronik sindirim sistemi hastalıklaından özellikle peptik ülser ve hazımsızlığa, duodenal ülsere, çocuklarda ise bakteriyel gastroenteritis’e karşı etkili bir şekilde tedavi amacıyla kullanılmaktadır.
Bal antibakteriyel özelliği ile ağız, boğaz ve bronş enfeksiyonlarına karşı kullanılmaktadır.
Tıbbi bitki ekstraktlarıyla beslenen bal arısı kolonilerinden elde edilen ballar, larenjite, üst solunum yolları enfeksiyonlarına, kronik ülser ve yaralara karşı kullanılır.
Klinik araştırmalarda ise gözde, kararakt hastalığına, konjiktivit ve çeşitli kornea rahatsızlıklarına karşı, direkt gözün içine uygulanarak kullanıldığı bildirilmektedir.
Balın şeker hastaları için uygun olduğu bilinir ancak bal yüksek şeker içeriğine sahiptir. Bununla birlikte şeker hastaları için şekerli bir üründen daha iyidir. Eşit kaloriye sahip diğer gıdalarla bal karşılaştırıldığında balın daha az ünsilin içerdiği ancak tüketildikten kısa bir süre sonra kandaki şeker oranının aynı veya biraz daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bal ve aynı miktarda sukroz tüketimi karşılaştırıldığında kan şeker oranının bal tüketimiyle daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır.
Balın ayrıca, böbrek fonksiyonlarını düzenleyici, uykusuzluğu giderici, ateş düşürücü etkileri bulunmakta, kalp, dolaşım sistemi hastalıkları, karaciğer rahatsızlıklarına karşı kullanılmaktadır. Nekahet durumundaki hastalara %20-40 ballı su solüsyonu enjekte edildikten sonra genel durumun iyileştiği bildirilmiştir.
- Kuru üzüm ve faydaları:
- Yoğurt ve faydaları:
- Yoğurdun faydaları:
- Yoğurdun faydaları saymakla bitmez:
- Peynir ve faydaları:
- Bal nelere iyi geliyor?
- Arı sütü ve faydaları:
- Arı zehri ve faydaları:
- Polen ve faydaları:
- Bal ve faydaları:
- Balın hastalıklara olan etkisi:
- Baharatın vücuda faydaları:
- Şifalı yağları kullananların dikkat etmesi gereken şeyler:
- Isırgan otu hakkında bilgiler:
- Kanserin düşmanı ısırgan otu:
- Arpacık tedavisi:
- Sivilcelere nar kabuğu:
- Kavun ve faydaları:
- Karpuz ve faydaları:
- Yaz meyvesi karpuz ve faydaları:
- Nar çekirdeği ve faydaları:
- Üzüm çekirdeğinin kanser üzerindeki etkisi:
- Üzüm çekirdeği (Grade seed) :
- Üzüm çekirdeğini kimler kullanmalı?
- Beyaz dut ve faydaları:
- Bağırsak sorunları için şifalı bitkiler:
- Badem ve faydaları:
- Atkuyruğu ve faydaları:
- Çeşitli hastalıklara karşı atkuyruğu:
- Arı sütü ve faydaları:
- Tahin ve faydaları:
- Üzüm pekmezi ve faydaları:
- Pekmez ve faydaları:
- Tansiyonu düşüren bitkiler:
- Turp-turp otu ve faydaları:
- Yaban armudu (ahlat) ve faydaları:
- Yasemin yağı ve faydaları:
- Yeşilçay ve faydaları:
- İştahsız ve sık hastalanan çocuklar için yulaf:
- Çabuk yağlanan saçlara yulaf:
- Uykusuzluğa karşı yulaf:
- Soğuktan çatlayan eller için yulaf:
- Diyabet ve karaciğer yorgunluğuna karşı yulaf:
- Ciltteki kızarıklık ve kaşınmalara karşı yulaf:
- Tiroid bezi rahatsızlıklarına karşı yulaf:
- İltihaplı hastalıklara karşı yulaf:
- Hastalıktan sonra iyileşme döneminde yulaf:
- Kolesterolünüz yüksek ise…
- Yulaf ve faydaları:
- Zakkum ve faydaları:
Yapılan Son Yorumlar
- Kazım esnan_s@hotmail.com: Yukarıda başağırısına iyi gelen şeyleri yazmış be kuzum, anasonu tavada tüpün...
- songül: ginsengden nasıl faydalanabilirim.ginsenge nasıl ulaşabilirm.bana dönüş yaparsanız sevinirim
- Mert Ergin: Taze ve yüksek kalitedeki polenimizden satın almak için www.erginbal.com ‘u iyaret edin....
- m-colak: belirtilen bitkiler yetişkinler içindir.çocuklar için faydalı olan bitkiler yada çocuklara iyi gelen...
- akif delioğulları: bitkisel ilaçları kullanırken herhangi bir yaş sınırı varmı bu konuda bilgi verilirse...
- tugce: senelerdir bu böle hıç ishaliim kesılmedı muz yedıgımde
- tugce: ben ne zaman muz yesem ishal oluyorum acaba psikolojik mi
- mehmetcolak: günde en az 1 tatlı kaşığı yenmesi lazım
- mehmetcolak: merhaba amca siteyi yeni keşfettim.inşallah herkese yararlı olur.
- gamze: benim annemin hep başı ağrıyor neden ağırdığını bilmiyorum eğer bu sitede doktor veya uzman varsa...
- cihan: otizimli çocuklarda birinci öneme sahip ilaç olarak kullanılmalıdır.
- cihan: ayrıca hiper aktif ve otistik çocuklarda çayı sakinleştirici olarak kullanılabilir.
- m-colak: bitkilerin yan etkileri adlı katagoriyi incelemenizi öneririm
- m-colak: herşeyi kararında kılmak lazım.en basit adaçayının bile fazlası zararlı oluyor.
- ali cetinkaya: ben ali avusturya dan slm sayfaniz harika ancak kullanma bilgileri yok örnegin ginseng ve isirgan...
- fatoş sırt: merhaba okaliptus şekerini üç ay gibi bir süredir kullanıyorum yararını bilmeden kullandım...
- didem: osman benim dediğim polen işte bu
- sermin: ÇOK SAOLLUN
- sermin: MÜKEMMEL BİR FORMÜL
- buurcu: benim boğazım ağrıo yaa buna çözüm yogmu
- burçak: hergün içmesem ölürüm
- akif delioğulları: bitki dünyasının insan sağlığı için ne kadar faydalı olduğunu anlatan bu siteyi...
- mustafa çolak: kardeşim böyle bir site açtığınız için çok teşekkür ederim.bundan sonra devamlı...
- hasan gelir: çok faydalı bilgiler teşekkürler.
- mrts: valla çook tşk işimi gördü ya böle seyler sitede çook lazım olur.
- murat: yine keten tohumuda ms destek ürünlerden olduğu düünülmekte.
- murat: ms içinde faydalıdır
- murat: somon balığıda sitede geçtiği üzere msde destek bir üründür.
- murat: bu saydıklarımın kullanım şekli hepsi birarada şeklinde değil her hastanın durumuna bağlı olarak...
- murat: ms için benimde biraz birikimim var bunları sizlerle paylaşmak isterim.Bal ile başlayabiliriz devamında...
Bağlantılar
