Pts

29

Yağ dokusundan yeni meme

29 Eyl 2008, 13:12 | m-colak | henüz yorum yok

Kanser veya bir başka nedenle memesi alınan kadınlara, karın bölgesinden, kalçadan ve uyluktan alınan yağ dokularıyla yeni meme yapılabiliyorBir çok kadın kanser çıkacağı ve memelerinin alınacağını düşünerek meme muayenesi olmaktan kaçınıyor. Oysa uzmanlar günümüzde memesi alınan hastalara, aynı seansta yeni meme yaptıklarını belirtiyor.Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Dr. Ömer Özkan, bu tür operasyonlarla hastanın memesiz bir dönemin verebileceği psikolojik sıkıntıdan kurtulduğuna işaret ediyor. Konuyla ilgili bilgi veren Özkan, şunları söyledi:”Kadınlar, kanser çıkacağı ve memelerinin alınacağını düşünerek meme muayenesi olmaktan kaçınıyor. Bu nedenle de teşhiste ve tedavide geç kalıyor. Artık kadınların ‘memem olmayacak’ diye korkmalarına gerek yok. Her kadına uygun bir yöntem var, çünkü cerrahi müdahale ile alınan memenin yerine karın bölgesinden, kalçadan ve uyluktan alınan dokularla yeni bir meme yapabiliyor, hatta diğer memeye de şekil verilerek, daha estetik bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyoruz. Böylece hasta eskisinden daha da mutlu olabiliyor.”Karın germesi uygulamalarında, alınan dokunun daha önceleri atıldığına işaret eden Özkan, yeni uyguladıkları yöntem sayesinde bu dokunun atılmadığını, atılmadığı gibi hem meme yapılabildiğini hem de hastanın bu arada karın germe ameliyatının yapılabildiğini belirtti.“KAYBETTİĞİM BİR ŞEYİ YENİDEN KAZANMAK ÇOK GÜZEL”Kanser nedeniyle 7 yıl önce her iki memesi de alınan Nermin Açıksöz, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen ameliyatla yeniden memelerine kavuştuğunu anlattı.Memeleri alındıktan sonra geçen 7 yıl içinde bazı psikolojik problemler yaşadığını kaydeden Açıksöz, göğüslerin kadının simgesi olduğunu, yokluğunda bir takım sıkıntılar yaşadığını ve diğerkadınları kıskandığını söyledi. Açıksöz, “Karın bölgemden alınan yağlarla göğüslerime yeniden kavuştum. Kaybettiğim bir şeyi yeniden kazanmak çok güzel” dedi.


Pts

29

Kalp ve dolaşım sistemi

29 Eyl 2008, 13:09 | m-colak | henüz yorum yok

 
   
Genetik özelliklerin yanı sıra, hareketsiz bir yaşam, yağlı besinlere göre ayarlanmış bir beslenme düzeni, hem kalp, hem de damar sistemi için zararlı. Kalp ya da dolaşımla ilgili hastalıklar açısından risk altında olup olmadığınızı testi çözerek öğrenebilirsiniz.
       
Risk faktörleri
    1- Erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaş üzeri olmak. (1)        2- Son iki yıldır damar tansiyonunuz:   
  •  Normal. (0)   
  •  Yüksek (165/95mmHg üzeri). (1)   
  •  Çok yüksek (180/105mmHg üzeri). (2)        3- Kolesterol seviyenizi biliyor musunuz?    
  •  LDL kolesterolü 100 cc’de 180 mg’den yüksek mi ya da HDL kolesterolü 100 cc’de 30 mg’ın altında mı? (2)        4- Ne kadar sigara içiyorsunuz?    
  •  30 sigaranın altında. (1)   
  •  Günde 30 sigaranın üzerinde. (2)        5- Eskiden günde 30 sigaranın üzerinde içerken sonra bıraktınız:   
  •  10 yıldan az bir süredir içmiyorsunuz. (1)   
  •  10 yılı aşkın süredir içmiyorsunuz. (2)        6- Normal vücut ağırlığınızı ölçün. Gerçek kilonuz normal kilonuzu aşıyor.   
  •  5-10 kilogram (0)   
  •  11-15 kilogram (1)    
  •  16 kilogram ve üzeri (2)        7- İş gereği oturuyorsunuz. Bu nedenle çok fazla hareket etmiyorsunuz. (1)        8- Diyabet hastasısınız. İnsülin kullanıyor veya ilaç alıyorsunuz. (1)        9- Doğrudan akrabalarınız 65 yaş öncesi enfarktüs, 70 yaş öncesi spazm geçirdi. (2)        10- İlaç alıyorsunuz, hala sigara içiyorsunuz ve bunların dışında yüksek tansiyonunuz var.   
  •  30-40 yaş arası (1)   
  •  40 yaş üzeri (2)        11- Stresli, sürekli koşturduğunuz bir işiniz var. (1)        12- Sürekli şikayetiniz…   
  •  Kalp çevresinde ağrı. (0)   
  •  Kalp çevresinde ağrı ve bunun dışında yanma hissi. (2)        13- Göğüs ağrılarının gelişi…   
  •  Sakinken. (1)   
  •  Gerilimli bir anda, gitgide artarak. (2)   
  •  Soğuk havada. (2)   
  •  Ağır bir yemekten sonra. (2)        14- Ağrılar daha çok göğüs kafesinin solundan…   
  •  Sırta vuruyor. (2)   
  •  Sol kola vuruyor. (1)   
  •  Her iki kola da vuruyor. (2)   
  •  Çene kemiğine vuruyor. (1)        15- Göğüs ağrılarının süresi…   
  •  Bir dakikadan az. (1)   
  •  1-10 dakika arası. (2)   
  •  10 dakikadan çok. (1)   
  •  Farklı saat ve günlerde oluyor. (0)        16- Göğüs ağrılarının değişimi…   
  •  Nefes alıp vermeye bağlı. (0)   
  •  Göğüs kafesinin hareketine bağlı olarak çıkıyor. (0)   
  •  Göğsün pozisyonunu değiştirdikçe oluyor. (0)        17- Soluksuz kalıyorsunuz:   
  •  Normal olarak yürürken. (2)   
  •  Merdiven ya da yokuş çıkarken. (1)        18- Yürürken bacaklarınıza öyle bir ağrı vuruyor ki, durmak durumunda kalıyorsunuz. (2)        19- Geçmişte…   
  •  Bacak, kol ve yüzde geçici felç görüldü, sonra geçti. (2)   
  •  Vücudun aynı bölgelerinde karıncalanma vardı. (1)   
  •  Bir gözde, bir saniye ya da birkaç dakika süren geçici görme kaybı. (2)       
    SONUÇ
        Yüksek risk   
  • Testin ilk bölümünde (1-11) 6 puanın üzerinde puan aldıysanız, kalp ve dolaşım sistemiyle ilgili bir hastalığa yakalanma riskiniz bir hayli yüksek. Aşırı kilo, hipertansiyon, kanda yağ oranının yüksek olması, sigara gibi risk faktörlerini artıran unsurlardan bir an önce kurtulmalısınız.   
  • Testin ikinci bölümünde (12-19) puan toplamınız 6′yı aşıyorsa kalp ve dolaşım sisteminizde bazı sorunlar olduğu kesin. Zaman yitirmeden aile hekiminize başvurun. Çünkü ihmal ederseniz, yakın zamanda kalp hastalıklarından birinin esiri haline gelebilirsiniz.    Orta risk    Birinci bölümde puanınız 6′nın altındaysa, kalp ve dolaşım sistemiyle ilgili hastalıklara yakalanma riskiniz düşük demektir. Ancak ikinci bölmde puanınız yine 6′nın altındaysa risk faktörlerini mutlaka kontrol altında tutmanızda yarar var.       
    Dikkat!
        Burada verilen testlerin hepsini tamamladıktan sonra, sağlığınız konusunda güvence almış gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Ancak bunun sizin garantiniz olmadığını da unutmamalısınız. Bu yüzden, her ne kadar bu size dünyanın en sevimsiz işi gibi gelse de, düzenli olarak belli kontrolleri yaptırmanızda fayda var. Birçok hastalık, son ana kadar belirti vermeden gelişir. Ve artık müdahale etmek istediğinizdeyse çok geç kalmış olabilirsiniz. Son pişmanlık yerine, şimdiden önlem almak en doğrusu    

  • Pts

    29

    Başınız niye ağırıyor?

    29 Eyl 2008, 13:05 | m-colak | henüz yorum yok

       
    Başınız ağırıyor. Bir ağrı kesici alıp geçici önlemlerle mi yetinmelisiniz yoksa doktora gitmek zamanı geldi mi? Aşağıdaki teste yanıtlayın…
           
    A tipi
        1-Yarım ya da tüm baş ağrısı mı çekiyorsunuz?   
  • Evet   
  • Hayır         2-Orta ya da şiddetli bir ağrı mı söz konusu?   
  • Evet   
  • Hayır         3-Gündelik işlerinizi etkiliyor mu?    
  • Evet   
  • Hayır         4-Merdiven çıkarken veya başka bir faaliyette bulunurken mi başlıyor?    
  • Evet   
  • Hayır         5-Mide bulantısı baş ağrısına eşlik ediyor mu?    
  • Evet   
  • Hayır         6-Baş ağrısıyla birlikte kusuyor musunuz?    
  • Evet   
  • Hayır         7-Baş ağrısının yanı sıra ışığa duyarlılık söz konusu mu?    
  • Evet    
  • Hayır         8-Gürültüye aşırı duyarlı olmaktan kaynaklanabilir mi?    
  • Evet   
  • Hayır         9-Bu türde en azından 5 baş ağrısı çektiniz mi?    
  • Evet   
  • Hayır         10-Hiç ilaç almazsanız baş ağrınız 4 - 72 saat arası sürüyor mu?    
  • Evet   
  • Hayır        11-Baş ağrıları göz rahatsızlığınızdan kaynaklanabilir mi?    
  • Evet   
  • Hayır       
    B tipi
        12-Ağrı başınızın iki yanında mı sürüyor?    
  • Evet   
  • Hayır         13-Baş ağrınız hafif mi seyrediyor?   
  • Evet   
  • Hayır         14-Baş ağrısına karşın, gündelik işlerinizi yapıyor musunuz?    
  • Evet    
  • Hayır         15-Ağrı, merdiven çıkmak gibi bir fizik hareketle artıyor mu?    
  • Evet   
  • Hayır         16-Mideniz bulanıyor mu?    
  • Evet   
  • Hayır         17-Kusuyor musunuz?    
  • Evet   
  • Hayır         18-Işığa duyarlı mısınız?    
  • Evet   
  • Hayır         19-Gürültüye aşırı duyarlı mısınız?    
  • Evet   
  •  Hayır         20-Bu türde en az 10 baş ağrısı çektiniz mi?    
  • Evet    
  • Hayır         21-Ayda kaç gün baş ağrısı çekiyorsunuz? Gün sayısı:   
  • 15 günden az   
  • 15 günden çok        22-Yılın 6 ayı bu tür baş ağrısından yakınıyor musunuz?    
  • Evet   
  • Hayır         23-İlaç almazsanız ağrı en az 30 dakika, en çok 7 gün sürüyor mu?    
  • Evet    
  • Hayır        
    C tipi
        24-Ayda 15 gün ağrı kesici alıyor musunuz?    
  • Evet   
  • Hayır         25-Ağrıya karşı 3 ay düzenli ağrı kesici alıyor musunuz?    
  • Evet   
  • Hayır         26-Bir ay boyunca ağrı kesicinizi değiştiriyor musunuz?    
  • Evet   
  • Hayır            
    Değerlendirme
        A tipi   
  • 1-5 arası en az üç evet   
  • 6-9 arası en az iki evet   
  • 10 Evet   
  • 11 Evet   
    SONUÇ
        Normal bir baş ağrısından yakınıyorsunuz        B tipi   
  • 12-15 arası üç evet   
  • 16-17 arası bir hayır   
  • 18-19 arası bir hayır   
  • 19 Evet       
    SONUÇ
        Kronik baş ağrısından şikayetçisiniz. 15 günden azsa gerilimli baş ağrısı söz konusu.        22-23 Evet   
    SONUÇ
        Kronik baş ağrısı çekiyorsunuz. Doktordan yardım almalısınız.         C tipi    İki soruya evet yanıtı verdiseniz başağrılarınızın nedeni büyük olasılıkla ağrı kesiciler. İlaç kullanmayı kesin.

  • Pts

    29

    Diyabete yatkın mısınız?

    29 Eyl 2008, 13:02 | m-colak | henüz yorum yok

     
       
    Şeker hastalığı kendini kolay belli etmez. Şeker hastası olup olmadığınızı veya bu hastalığa yakalanma olasılığınızı öğrenmek için aşağıdaki soruları yanıtlayın.
            Risk faktörleri   
  • 1- Yakın akrabalarınızda şeker hastaları var mı?   
  • 2- Ailede hipertansiyonlular var mı?   
  • 3- İşinizde ve gündelik hayatınızda az hareket eden, spora zaman bulamayan biri misiniz?   
  • 4- Mesleğiniz gereği, sürekli bir mücadele ve gerilimli bir koşturmaca içinde misiniz?   
  • 5- Kilolu musunuz?        Başlangıç aşamasında diyabetin belirtileri   
  • 6- Nedensiz yere kilo kaybettiniz mi?   
  • 7- Enfeksiyonlara daha sık yakalanıyor musunuz?   
  • 8- Cildiniz kuru mu?   
  • 9- Görmenizle ilgili sorunlar var mı?   
  • 10- El ve ayaklarınız karıncalanır mı?    
  • 11- Çok susuyor musunuz?   
  • 12- Kolay yorulur musunuz?       
    Sonuçlar
        6′nın üzerinde evet yanıtı verdiyseniz doktorunuzdan şu testleri yapmasını isteyin:   
  •  Kanda glisemi oranı.   
  •  İdrarda glikoz oranı.   
  •  Kanda kolesterol ve diğer yağlar.   
  •  Böbreklerin faaliyeti ve kandaki üre miktarı.   
  •  Damar tansiyonunun ölçümü.            

  • Pts

    29

    Fast food beyin sağlığını bozuyor

    29 Eyl 2008, 13:00 | m-colak | henüz yorum yok


    ‘Zihin Sağlığı Vakfı’nın araştırmasına göre, yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, ‘depresyon, Alzheimer ve şizofreniye’ neden oluyor  


    Paz

    28

    Ayak mantarı nasıl görülür ?

    28 Eyl 2008, 18:18 | m-colak | henüz yorum yok

     

    Ayak mantarının görüntüsü herkeste aynı değildir. Bazı kişilerde sadece ayak parmakları arasında ( özellikle son iki ayak parmağı arasında ) soyulma, kepeklenme ve çatlamalar şeklinde görülürken bazı kişilerde ise ayak tabanında ve yanlarında kızarıklık, kepeklenme ve su toplayan yaralar görülebilmektedir. Ciltteki bu değişiklikler aynı zamanda kontak egzema ve sedef hastalığında da görülür ve karışabilir. Ayak mantarı aynı zamanda ayakta kaşıntı ve yanma hissi şikayetlerine de sebep olur.Ayak tırnaklarında da mantar hastalığı görülebilir ve bunun tedavisi güçtür. Tırnak mantarı tırnakta kalınlaşma, ufalanma, renk değişikliği ve hatta tırnak kaybı ile sonuçlanabilir. Tırnaktaki mantara bağlı bu değişiklikler benzer şekilde sedef hastalığı, travma ve yaşlanma nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir.Ayakta görülen her kaşıntı ve kızarıklık mantar değildir. Ayak mantarı olmayan durumlarda antifungal ( mantar) ilaçlarının kullanılması durumu daha da kötüleştirebilir. Bu durumda en doğrusu bir dermatoloğa başvurmaktır. Dermatoloğunuz tanıyı doğru bir şekilde koyacak ve etkili bir tedavi reçete edecektir. Tedavi edilmemiş ayak mantarı ciltte çatlamalara, su toplayan yaraların çıkmasına ve ikincil bakteriyel enfeksiyonlara sebep olacaktır.


    Paz

    28

    Ayak mantarı nasıl gelişir?

    28 Eyl 2008, 18:17 | m-colak | henüz yorum yok

     

    Islaklık, terleme, ayakların yetersiz havalanması, ayak mantarı gelişmesi için uygun koşullardır. Ayakların terli kalması, sıkı ve dar ayakkabıların giyilmesi, banyo ve egzersiz sonrasında ayakların düzgün kurulanmaması ayak mantarının gelişmesine katkıda bulunur. Ayak mantarı bulaşıcıdır….


    Paz

    28

    Bademcik İltihabi (Tonsillit)

    28 Eyl 2008, 18:15 | m-colak | henüz yorum yok

     

    Bademcik iltihabı (tonsillit), çocukluk çağı boyunca en sık görülen enfeksiyondur. En karakteristik klinik belitiler ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük ve halsizliktir. Bu hastalığa virus ve bakteriler yol açar. Üç yaşından küçük çocuklarda sık görülen boğaz iltihabının hemen hemen tamamı viral nedenlidir. Stretokok adı verilen mikrobun yaptığı bademcik iltihabı genellikle 5-10 yaş arasında ve en çok kış aylarında gözlenir. Aile içinde yayılım sık görülür. Belirtiler ani olarak başlar. Boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü gözlenir. Bakıldığında bademcikler üzerinde sarımtırak renkte iltihap odakları görülebilir. 39 dereceyi geçen ateşe neden olabilir.Herhangi bir yaşta görülen hafif seyirli boğaz enfeksiyonunun ise en önemli nedeni viruslar olup, en sık rastlanan etkenler rinovirus ve koronaviruslardır. Virusların neden olduğu boğaz enfeksiyonunda (farenjit) yutak normal görünümde olabileceği gibi gözlenen kızarıklığın derecesi ile belirtilerin şiddeti arasında ilişki bulunmayabilir. Burun akıntısı, gözlerde kızarıklığın birlikte görülmesi veya öksürük bulunması viral sebepleri telkin eder. Farenjitin seyrinde görülen yüksek ateş çocuklarda erişkinlere göre daha belirgindir. Boğaz sürüntüsünden besiyerine yapılan kültür pratik anlamda streptokokal boğaz iltihabının tanısında en sık kullanılan yöntemdir.Streptokokların etken olduğu bademcik iltihabından sonra üç hafta içinde kanda ASO denilen antikor yükselir. Bu test destekleyici bir tanı yöntemidir. Viral farenjitin muayene bulguları ile streptokokal farenjitten ayrılması mümkün olmadığından, bakteriyel kültür sonuçlarının çıkması için 24 saat gerektiğinden çok şiddetli hasta olanlara boğaz kültürünün alınmasını takiben antibiyotik başlanabilir. Tedavide penisilin grubu antibiyotikler hala etkilidir. Kültür antibiyogram sonuçlarına göre antibiyotik tedavisi değiştirilebilir.


    Paz

    28

    Şizofreniyi nasıl fark ederiz ?

    28 Eyl 2008, 18:13 | m-colak | henüz yorum yok

     

    Şizofreni kendisini insanın dış görünümünde, konuşmasında, duygularını ifade etmesinde, düşünce ve davranışlarında yaptığı değişikliklerle belli eder.


    Paz

    28

    Şizofreni daha çok ne zaman ortaya çıkar

    28 Eyl 2008, 18:12 | m-colak | henüz yorum yok

     

    Şizofreni 15-35 yaşları arasında ortaya çıkar. 40 yaştan sonra nadiren rastlanır. Toplumda ortalama 100 kişiden birinde görülür.



    « Önceki Yazılar   |   Sonraki Yazılar »

    Eklenen Son Yazılar
    Arşiv
    Takip
    2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40