Kanser veya bir başka nedenle memesi alınan kadınlara, karın bölgesinden, kalçadan ve uyluktan alınan yağ dokularıyla yeni meme yapılabiliyor
Bir çok kadın kanser çıkacağı ve memelerinin alınacağını düşünerek meme muayenesi olmaktan kaçınıyor. Oysa uzmanlar günümüzde memesi alınan hastalara, aynı seansta yeni meme yaptıklarını belirtiyor.Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Dr. Ömer Özkan, bu tür operasyonlarla hastanın memesiz bir dönemin verebileceği psikolojik sıkıntıdan kurtulduğuna işaret ediyor. Konuyla ilgili bilgi veren Özkan, şunları söyledi:”Kadınlar, kanser çıkacağı ve memelerinin alınacağını düşünerek meme muayenesi olmaktan kaçınıyor. Bu nedenle de teşhiste ve tedavide geç kalıyor. Artık kadınların ‘memem olmayacak’ diye korkmalarına gerek yok. Her kadına uygun bir yöntem var, çünkü cerrahi müdahale ile alınan memenin yerine karın bölgesinden, kalçadan ve uyluktan alınan dokularla yeni bir meme yapabiliyor, hatta diğer memeye de şekil verilerek, daha estetik bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyoruz. Böylece hasta eskisinden daha da mutlu olabiliyor.”Karın germesi uygulamalarında, alınan dokunun daha önceleri atıldığına işaret eden Özkan, yeni uyguladıkları yöntem sayesinde bu dokunun atılmadığını, atılmadığı gibi hem meme yapılabildiğini hem de hastanın bu arada karın germe ameliyatının yapılabildiğini belirtti.“KAYBETTİĞİM BİR ŞEYİ YENİDEN KAZANMAK ÇOK GÜZEL”Kanser nedeniyle 7 yıl önce her iki memesi de alınan Nermin Açıksöz, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen ameliyatla yeniden memelerine kavuştuğunu anlattı.Memeleri alındıktan sonra geçen 7 yıl içinde bazı psikolojik problemler yaşadığını kaydeden Açıksöz, göğüslerin kadının simgesi olduğunu, yokluğunda bir takım sıkıntılar yaşadığını ve diğerkadınları kıskandığını söyledi. Açıksöz, “Karın bölgemden alınan yağlarla göğüslerime yeniden kavuştum. Kaybettiğim bir şeyi yeniden kazanmak çok güzel” dedi.



‘Zihin Sağlığı Vakfı’nın araştırmasına göre, yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, ‘depresyon, Alzheimer ve şizofreniye’ neden oluyor

Ayak mantarının görüntüsü herkeste aynı değildir. Bazı kişilerde sadece ayak parmakları arasında ( özellikle son iki ayak parmağı arasında ) soyulma, kepeklenme ve çatlamalar şeklinde görülürken bazı kişilerde ise ayak tabanında ve yanlarında kızarıklık, kepeklenme ve su toplayan yaralar görülebilmektedir. Ciltteki bu değişiklikler aynı zamanda kontak egzema ve sedef hastalığında da görülür ve karışabilir. Ayak mantarı aynı zamanda ayakta kaşıntı ve yanma hissi şikayetlerine de sebep olur.Ayak tırnaklarında da mantar hastalığı görülebilir ve bunun tedavisi güçtür. Tırnak mantarı tırnakta kalınlaşma, ufalanma, renk değişikliği ve hatta tırnak kaybı ile sonuçlanabilir. Tırnaktaki mantara bağlı bu değişiklikler benzer şekilde sedef hastalığı, travma ve yaşlanma nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir.Ayakta görülen her kaşıntı ve kızarıklık mantar değildir. Ayak mantarı olmayan durumlarda antifungal ( mantar) ilaçlarının kullanılması durumu daha da kötüleştirebilir. Bu durumda en doğrusu bir dermatoloğa başvurmaktır. Dermatoloğunuz tanıyı doğru bir şekilde koyacak ve etkili bir tedavi reçete edecektir. Tedavi edilmemiş ayak mantarı ciltte çatlamalara, su toplayan yaraların çıkmasına ve ikincil bakteriyel enfeksiyonlara sebep olacaktır.

Islaklık, terleme, ayakların yetersiz havalanması, ayak mantarı gelişmesi için uygun koşullardır. Ayakların terli kalması, sıkı ve dar ayakkabıların giyilmesi, banyo ve egzersiz sonrasında ayakların düzgün kurulanmaması ayak mantarının gelişmesine katkıda bulunur. Ayak mantarı bulaşıcıdır….
Bademcik iltihabı (tonsillit), çocukluk çağı boyunca en sık görülen enfeksiyondur. En karakteristik klinik belitiler ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük ve halsizliktir. Bu hastalığa virus ve bakteriler yol açar. Üç yaşından küçük çocuklarda sık görülen boğaz iltihabının hemen hemen tamamı viral nedenlidir. Stretokok adı verilen mikrobun yaptığı bademcik iltihabı genellikle 5-10 yaş arasında ve en çok kış aylarında gözlenir. Aile içinde yayılım sık görülür. Belirtiler ani olarak başlar. Boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü gözlenir. Bakıldığında bademcikler üzerinde sarımtırak renkte iltihap odakları görülebilir. 39 dereceyi geçen ateşe neden olabilir.Herhangi bir yaşta görülen hafif seyirli boğaz enfeksiyonunun ise en önemli nedeni viruslar olup, en sık rastlanan etkenler rinovirus ve koronaviruslardır. Virusların neden olduğu boğaz enfeksiyonunda (farenjit) yutak normal görünümde olabileceği gibi gözlenen kızarıklığın derecesi ile belirtilerin şiddeti arasında ilişki bulunmayabilir. Burun akıntısı, gözlerde kızarıklığın birlikte görülmesi veya öksürük bulunması viral sebepleri telkin eder. Farenjitin seyrinde görülen yüksek ateş çocuklarda erişkinlere göre daha belirgindir. Boğaz sürüntüsünden besiyerine yapılan kültür pratik anlamda streptokokal boğaz iltihabının tanısında en sık kullanılan yöntemdir.Streptokokların etken olduğu bademcik iltihabından sonra üç hafta içinde kanda ASO denilen antikor yükselir. Bu test destekleyici bir tanı yöntemidir. Viral farenjitin muayene bulguları ile streptokokal farenjitten ayrılması mümkün olmadığından, bakteriyel kültür sonuçlarının çıkması için 24 saat gerektiğinden çok şiddetli hasta olanlara boğaz kültürünün alınmasını takiben antibiyotik başlanabilir. Tedavide penisilin grubu antibiyotikler hala etkilidir. Kültür antibiyogram sonuçlarına göre antibiyotik tedavisi değiştirilebilir.

Şizofreni kendisini insanın dış görünümünde, konuşmasında, duygularını ifade etmesinde, düşünce ve davranışlarında yaptığı değişikliklerle belli eder.

Şizofreni 15-35 yaşları arasında ortaya çıkar. 40 yaştan sonra nadiren rastlanır. Toplumda ortalama 100 kişiden birinde görülür.
- Hamilelikte şeker hastalığı nasıl tedavi edilir?
- Hamilelikte şeker hastalığı nasıl teşhis edilir?
- Hamilelikte şeker hastalığının belirtileri nelerdir?
- Hamilelikte şeker hastalığı nasıl meydana gelir?
- Gebelik ve şeker hastalığı:
- Hamilelikte Oluşan Çatlakları Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
- Düşük yaptığımı nasıl anlarım?
- Tüp bebek tedavisinde psikolojik sorunlar
- Tüp bebek tedavisi kimlere yapılır
- Hamilelerde ellerde uyuşma:
- Hamilelikte kalça ağrısı:
- Hamilelikte hemoroid:
- Hamilelikte kaşıntı:
- Hamilelikte idrar kaçırma:
- Hamilelerde uyku problemleri:
- Hamilelerde nefes nefese kalma hava açlığı hissi:
- Hamilelikte cilt çatlakları:
- Hamilelerde vücutta şişme:
- Hamilelerde çarpıntı:
- Hamilelerde vajinal akıntı:
- Hamilelerde varis:
- Hamilelerde kabızlık:
- Hamilelerde cilt değişiklikleri:
- Hamilelerde bacak krampları:
- Hamilelerde mide yanmaları:
- Hamilelerde kasık ve karın ağrıları:
- Hamilelerde sırt ve bel ağrıları:
- Hamilelerde kasık ağrısı
- Lekelenme Tarzında Vajinal Kanama
- Hamile bayanlarda bulantı ve kusma
- Hamile bayanlarda Karında Şişkinlik
- Gebelerde Başağrısı ve Kendini İyi Hissetmeme:
- Hamilelerde Memelerde Büyüme ve Hassasiyet
- Gebelikte sık sık idrara çıkma
- Hamilelikte yorgunluk ve uykuya meyil
- Hamilelikte Cilt Lekeleri ve yapılması gerekenler
- Kan uyuşmazlığı nedir
- Üçlü test nedir ne işe yarar ne zaman yaptırılır
- Bebek emmiyorsa ne yapılmalı
- Anne Sütü Yeterlimi Nasıl Anlaşılır
- Anne Sütü Nasıl Çoğaltılır
- Çocuklarda demir eksikliği ve beslenme
- Bir bebek, hayatı “oyun oynayarak” öğrenir.
- Bebeklerde gaz sancısı (kolik)
- Anne Sütünün Özellikleri - Bebek ne kadar emzirilmeli?
- Bebeğinize yemek hazırlarken
- Bebeğinizi, büyütürken, dikkat, etmeniz, gerekenler
- Çocuklara yemek yedirmenin 10 yolu
- Enfeksiyona karşı, yeni doğan bebeklere fazla temas etmeyin
- Bebekler için müzik
Arşiv
Takip
