


Beslenme Düzeninize Dikkat Ediniz Ramazan ayında oruç tutan bireyler, diğer zamanlarda olduğu gibi sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelidirler. Genelde 3 - 4 öğünde tüketilen besinler, beslenme düzeninin tamamen değiştiği bu dönemde 2 öğüne sıkıştırılmaktadır. Özellikle tatlı, hamur işleri, şarküteri ürünleri gibi karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinlerin tüketiminde artış olmakta, buna karşılık başta su olmak üzere, sebze ve meyve tüketimi azalmaktadır. Halbuki bu dönemde günlük almamız gereken enerji ve besin öğelerinin oranları değişmemektedir.
Beslenme Düzeninize Dikkat Ediniz Ramazan ayında oruç tutan bireyler, diğer zamanlarda olduğu gibi sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelidirler. Genelde 3 - 4 öğünde tüketilen besinler, beslenme düzeninin tamamen değiştiği bu dönemde 2 öğüne sıkıştırılmaktadır. Özellikle tatlı, hamur işleri, şarküteri ürünleri gibi karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinlerin tüketiminde artış olmakta, buna karşılık başta su olmak üzere, sebze ve meyve tüketimi azalmaktadır. Halbuki bu dönemde günlük almamız gereken enerji ve besin öğelerinin oranları değişmemektedir. Ramazanda Aç Kalarak Zayıflanmaz Kilo problemi olan bazı bireyler Ramazan ayını zayıflamak için fırsat olarak görmekte ve yalnızca iftarda bir şeyler tüketmektedir. Böyle bir beslenme şekli sonrası birey kilo vermek yerine kilo bile alabilir. Bu durum hem fazla hem de hızlı yemek yenilmesine yol açmaktadır. Zaten vücut yeterince besin alınamadığı durumlarda azı ile yetinmeye başlamakta, biraz olsun fazla yenildiği taktirde ise depolama yoluna başvurmaktadır. Ayrıca bazal metabolizma hızının yavaşlaması, iftar ve sahur vakitlerinin günün daha az hareket edilen zamanlarına denk gelmesi ve kan şekeri düşüşüne bağlı olarak tatlılara karşı isteğin artması genellikle kişilerin bu dönemde ağırlıklarının artışına neden olmaktadır. Fiziksel Aktivitenizi Mutlaka Artırınız Üzerinde durulması gereken bir diğer önemli husus ise; fiziksel aktivitenin bu süreç içerisinde azalmasıdır. Özellikle çalışmayan bireyler, günlük enerji harcamalarını azaltmak ve zamanın bir an evvel geçmesi adına geç saatlere kadar uyumaktadır. Her türlü aktiviteden kaçınmak, oruç tutarken fazla acıkmadan rahat bir gün geçirmeyi sağlar. Buna karşılık metabolizma daha da yavaşlar. Eğer ki kilo almadan bu riskli dönem aşılmak isteniyorsa, günlük aktivite mutlaka artırılmalıdır. Sahura Kalkmadan Oruç Tutmayınız Ramazanda gün boyu aç kalınacağı için yatmadan aşırı yemek yerine, sahura kalmak çok daha sağlıklı olacaktır. Sahura kalkılmadığı taktirde açlık süresi ortalama 19 - 20 saate çıkmaktadır. Bu durumda kan şekeri günün daha erken saatlerinde düşmekte ve kişinin veriminin azalmasına yol açmaktadır. Bu yüzden mutlaka sahura kalkılmalı ve yemek yerine; süt, çay, taze sıkılmış meyve suyu, bitki veya meyve çayı, yumurta, peynir, zeytin, esmer ekmek gibi alternatiflerden oluşan kahvaltı tercih edilmelidir. İftarda Yemeğe Bir Süre Ara Veriniz Uzun bir açlık sonrası, iftara mümkünse 1 kase çorba ile başlayarak 5 - 10 dakika kadar yemeğe ara verilmeli, ardından ana yemeklere devam edilmelidir. Etli veya etsiz sebze yemekleri, kepekli pilav, makarna, esmer ekmek gibi tam tahıllar, kurubaklagil yemekleri, yoğurt, ayran, cacık, salata, meyve gibi lif oranı yüksek alternatiflerden oluşan bir iftar yemeğinin sindirimi de daha kolay olacaktır. Besinler çok iyi çiğnenmeli, yavaş yenilmelidir. Daha hafif ve sağlıklı olması için yiyecekler kızartma ve kavurma yerine; haşlama, ızgara yapma, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlanmalıdır. Kabızlığa Önlem Alınız Oluşabilecek kabızlığı önlemek için, lif oranı yüksek gıdalar; kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru bakla, kuru börülce, kuru barbunya, soya fasulyesi), kepekli tahıllar (esmer ekmek, kepekli pirinç - makarna - erişte - un), sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Soyulmadan yenilebilen sebze ve meyveler mümkünse kabuklarıyla tüketilmelidir. İftar ile sahur arasında belirli aralıklarla su ve diğer içeceklerden yeterince içilmelidir. Aman, Tatlılara Dikkat! Lokma, tulumba, baklava gibi ağır tatlılar yerine; güllaç, sütlaç, puding, komposto, hoşaf, kabak tatlısı gibi sütlü, meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Bu tatlıların yapımında - enerji alımını azaltmak adına - yapay tatlandırıcılar tercih edilebilir. Ya Ramazan Sonrası? Oruç tutan kişiler Ramazan ayı sonrasında eski beslenme alışkanlıklarına geri döndüklerinde daha fazla yeme eğiliminde bulunmaktadır. Ramazan ayı süresince özellikle 2. haftadan sonra yavaşlayan metabolizma için, ardından gelen “Şeker Bayramı” yenilen tatlıların yağ olarak depolandığı riskli bir süreç olarak görülmektedir. Benzer ilkelere bayramda da dikkat edilmesi bu süreci daha sağlıklı bir şekilde aşmayı sağlayacaktır. Aksi taktirde hızla ve tamamen kana karışan, rafine şeker içeren besinlerin tüketimi kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olur, böylelikle tekrar tatlı yeme isteği doğururlar. Şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan ve formuna önem veren bireyler ve aileleri için çok iyi bir alternatif olan yapay tatlandırıcıların şeker yerine kullanılması daha uygun görülmektedir. Tatlıların yapımında güvenle ve rahatlıkla kullanılabilecek olan bu yapay tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. Kan şekeri üzerinde de olumsuz etki yaratmamaları nedeniyle saflaştırılmış ve rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olacaktır. Kimlerin Oruç Tutması Sakıncalıdır? Önemle vurgulamak gerekir ki diyabet, böbrek hastalığı, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanların (kalp hastası, diyabet hastası vb.), sürekli ilaç kullananların, sindirim sistemi rahatsızlığı olanların, gebe ve emziren kadınların, büyüme - gelişme çağındaki çocukların sağlıkları açısından oruç tutmaları önerilmemektedir.
Paz
31
Ramazanda, reflü şikayetleri olanlar neler yapmalı?:
31 Ağu 2008, 13:36 | m-colak | henüz yorum yok

Reflü hastalığı, midedeki asit ve gıdaların yemek borusuna geri gelmesi ve burada tahrişe ve kişide göğüs arkasında yanma gibi şikayetlere neden olması şeklinde tanımlanıyor. Acıbadem Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr Murat Saruç, “Normal zamanlarda da toplumda sık olarak gözlenen bu durum Ramazan ayında artmaktadır.” diyerek şöyle devam ediyor: “Uzun süren açlık sonrası, dikkatsizce yüksek kalorili ve fazla miktarda yiyecek yenmesi en önemli nedendir. Ayrıca sahurda yemek yendikten sonra hemen yatılması da zararlıdır. Yatar pozisyonda yiyeceklerin mideden yemek borusuna geri gelmesi kolaylaşmaktadır. Bu faktörler, Ramazan ayında şiddetli reflü şikayetlerinin görülmesine yol açar.” Bazen reflüye bağlı gelişen yemek borusu içini döşeyen dokunun iltihabı çok ciddi boyutlara kadar gelip, şiddetli ağrıya, kanamaya ve yutma zorluğuna neden olabiliyor.
Bu açıdan özellikle daha önceden reflü tanısı konulmuş olan hastaların, Ramazan ayı öncesi gastroenterologları ile görüşmeleri, yeni öneri ve ilaç değişikliklerini öğrenmeleri gerekiyor. Oruç tutarken iftarda yüksek kalorili ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, reflü olasılığını azaltan etmenlerden. Doç. Dr. Murat Saruç diğer önerilerini şöyle sıralıyor: “Ayrıca iftarda az miktarda yiyerek, iftardan 3 saat kadar sonrasına küçük bir öğün eklemek de mideyi aşırı doldurmayı önleyecektir. Sahurda hafif yiyecekler yemek ve yemek yedikten sonra hemen yatmamak gece reflülerini engelleyecektir. Reflü için, doktorunuzun kullanmanızı söylediği “proton pompa inhibitörü” türünde bir ilacın da, iftarda ve sahurda alınması, gün boyu aç kalan ve yüksek miktarda asit salgılayan midenizin asit salgısını azaltacaktır. Sigara ve alkol alınmaması, çikolata, kahve, biberli, yağlı baharatlı yiyeceklerden uzak durulması önemli yarar sağlar. Ramazan süresince kilo alınmaması, sıkı giysiler giyilmemesi ve gerektiğinde yatak başının yükseltilmesi de koruyucu önlemlerdir.”
Gün boyu oruç tuttuktan sonra orucu açma zamanı geldiğinde, birdenbire yemekleri hızlı bir şekilde yeyip masadan kalkmamak gerekiyor. Bütün gün boş kalan mide, tıka basa yenilen yemeklerle doluyor ve hazımsızlık şikayetleri de ortaya çıkıyor. Dilem İrkin, bu nedenle şu beslenme önerilerinde bulunuyor:
- Orucunuzu hafif bir çorbayla açın.
- Çorbadan yarım saat sonra yemeğe devam edin.
- Ana yemeği yerken, ekmek ve yoğurt da tüketmeye özen gösterin.
- Ana yemekten 1-2 saat sonra meyve ya da sütlü tatlı tüketilebilirsiniz.
- Sahurda beyaz peynir, kepekli ekmeği mutlaka tüketin. Çünkü esmer ekmek, kan şekerini dengede tutup, tok kalmaya yardımcı olur.
- Ekmek yerine sahurda 4-5 yemek kaşığı yulaf ezmesi, iki tane ceviz, bir bardak süt içebilirsiniz.
- Sahurda domates, salatalık tüketmek kabızlığı önlemede etkili olacağı gibi, yumurta tüketmek de tokluk hissi verir.
- Sahurda yağda kızartmalardan uzak durun ve bol bol su içmeye özen gösterin.
- Akşam yemeği ve sahurda, ağır hamur işlerinden kaçının.
- Ayva, kabak ya da süt tatlılarını akşam öğününden 1-2 saat sonra alabilirsiniz.
- Haftada bir kez şarküteri tüketebilirsiniz, ancak her gün yemeyin.
- Aç karnına spor yapmayın, ama iftardan 1-2 saat sonra, imkanınız varsa hafif bir yürüyüş, bol su içmek, meyve tüketmek kabızlığı da önler.

Ramazan ayında oruç tututlaması gereken özel durumlar var. Prof. Dr. Koptagel İlgün, bu durumları şöyle sıralıyor:- Parkinson, Alzheimer, sara, psikiyatrik bozukluk, kanser hastalığı
- Mide şikayetleri olanlar (daha önce mide ülseri ve kanaması geçirmiş olan kişiler)
- Reflü şikayetleri olanlar (oruç tutmadan önce şikayetlerini doktorları ile paylaşıp aldıkları önerilere uymaları gerekir)
- Şeker hastaları
- Kronik böbrek yetmezliği olanlar
- Kalp ve tansiyon hastaları
- Yaşlı ve vücutça düşkün kişiler
- Mide ve barsak hastalığı olanlar
- Düzenli olarak ilaç kullanması gerekenler
- Ameliyatlı veya ameliyatın dinlenme döneminde olan kişiler
- Hamile veya çocuk emziren kadınlar
- Grip, zatürre, yüksek ateş, ishal yani mevsimlere veya vücut direnç düşüklüğüne göre ani başlayan rahatsızlığı olanların da hiç olmazsa hastalık günlerinde oruç tutmamaları gerekiyor.

Razaman ayında nasıl tok kalınır. Gün boyu açlık hissi vermeyen ürünü Derya Pala açıkladı..
Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı Derya Pala, ramazanda oruçla birlikte tüm gün aç kalan vücudun, tok ve enerjik olması için sahurda yumurta tüketilmesini önerdi.
Derya Pala yaptığı yazılı açıklamada, yüksek kaliteli protein kaynağı olan yumurtanın, ramazan ayında dengeli beslenmeye destek verdiğini belirtti.
Yüksek proteinin yanı sıra vücut için gerekli tüm vitamin, mineral ve aminoasitleri içeren yumurtanın kalori miktarının çok düşük olduğunu dile getiren Pala, sağlık açısından gerekli olan doymamış yağ asit oranları oldukça yüksek olan yumurtanın, kişinin kendisini uzun süre tok hissetmesini sağladığını vurguladı.
Pala, yumurtanın aynı zamanda açlığı geciktirici özelliğe sahip olduğunu ifade ederek, araştırmalarla yumurtanın sabah öğününde tüketildiğinde dikkati artırdığının, öğlen saatlerine kadar kişinin kendini tok hissetmesini sağladığının ortaya konulduğunu belirtti.
Hayvansal kaynaklı protein tüketiminin düşük olduğu Türkiye’de, yüksek kaliteli protein kaynağı olan yumurtanın, tüm gelir grupları tarafından tercih edilebileceğini kaydeden Pala, yumurta tüketiminin aile bütçesini sarsmayacağına da işaret etti
Paz
31
Ramazan Ayı Sonrasında Sağlıklı Beslenme Önerileri:
31 Ağu 2008, 13:23 | m-colak | henüz yorum yok

- Güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalı. Peynir, zeytin, domates-salatalık, kepek ekmek, buğday gevreği, süt, meyve gibi besinlerden oluşan dengeli ve hafif bir kahvaltı edilmeli.
-Yemekler 3 ana öğün, 3 ara öğün olmak üzere az az sık sık yenmeli. Ara öğün alternatifleri meyve, kepekli tost, kepekli bisküvi, peynir, meyveli yoğurt, ayran, yoğurt gibi seçeneklerden hazırlanmalı. - Kızartma ve kalorisi yüksek ağır yemekler yerine hafif, ızgara, buğulama, haşlama tarzı yemekler tercih edilmeli.
-Şeker, yağ ve kalori içeriği yüksek hamurlu tatlılar kan şekerini hızla yükseltir, toplam günlük kalori ve yağ artışına sebep olur. Bu yüzden tatlı tüketimine dikkat edilmeli. Tatlı tüketilmek isteniyorsa sütlü tatlılar, günlük tüketilen miktarlarına dikkat edilerek, ara öğün seçeneği olarak tüketilmeli.
-Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, barsak bozukluklarına yol açabileceği için tüketilen miktarlarına dikkat edilmelidir.
-Ramazan boyunca hareketin azalması, açlık, yeterli sıvı tüketememek sonucunda kabızlık görülmektedir. Kabızlığın azaltılması ve C vitaminini gibi vitamin ihtiyaçlarının karşılanması açısından meyve ve sebze tüketimi arttırılmalı. Meyve ve sebze günde 6-7 porsiyon tüketilmeli
-Her öğünde salata tüketilmeye özen gösterilmeli.
-Günlük tüketilmesi gereken sıvı miktarlarına dikkat edilmeli. Günde 2-2.5 lt sıvı alınmalı.
-Düzenli egzersiz yapılmalı.
-Şeker, kalp hastaları , hipertansiyon, mide ve barsak sistemi hastalıkları olan kişiler mutlaka sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmelidir.
Paz
31
Ramazanda alınan kiloları vermenin tam zamanı:
31 Ağu 2008, 13:19 | m-colak | henüz yorum yok

Ramazan süresince yaşanan uzun açlık sürelerine rağmen bir çok kişi de kilo artışı görülüyor. Metabolizma hızının yavaşlaması ve hareketlerin azalması ile kilo artışları kaçınılmaz oluyor. Ramazan ayında alınan kilolardan kurtulmanın yolunu Dyt.Kenar şöyle anlattı: “ Bayram ve bayram sonrası yavaş yavaş eski yemek düzenine geçilirken metabolizma hızının artmasıyla birlikte mutlaka haftada 3 gün düzenli egzersize başlanmalıdır. Düzenli egzersizin, alınan kiloların verilmesi, metabolizma hızının artması, kan şekerinin düzenlenmesi gibi bir çok olumlu etkisi olacaktır. Ramazan Bayramı’nda, şerbetli ve çikolatalı tatlıların tüketimi artmaktadır. Bu tür besinlerin içerisinde şeker, yağ, un miktarları fazladır, bunlar glisemik indeksleri yüksek olduğundan kan şekerlerini hızla yükseltirler. Ayrıca fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, barsak sisteminin bozulmasına neden olmaktadır. Bu yüzden tatlı tüketiminden mümkün olduğu kadar sakınmak gerekiyor. Eğer tatlı tüketilmek isteniyorsa yine miktarlarına dikkat edilerek sütlü tatlılar tercih edilebilir. Bayram boyunca ziyaretler sırasında çay, kahve, asitli içeceklerin tüketim miktarı da artmaktadır. Fazla miktarda alındığında kafein içerikli içecekler uykusuzluk, kalpte ritim bozukluğu, huzursuzluk yapabilmektedirler. Bu yüzden çay kahve yerine yeşil çay, rezene, adaçayı, ıhlamur, ayran, komposto gibi içeceklerin tüketimi tercih edilmelidir.”
- Hamilelikte şeker hastalığı nasıl tedavi edilir?
- Hamilelikte şeker hastalığı nasıl teşhis edilir?
- Hamilelikte şeker hastalığının belirtileri nelerdir?
- Hamilelikte şeker hastalığı nasıl meydana gelir?
- Gebelik ve şeker hastalığı:
- Hamilelikte Oluşan Çatlakları Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
- Düşük yaptığımı nasıl anlarım?
- Tüp bebek tedavisinde psikolojik sorunlar
- Tüp bebek tedavisi kimlere yapılır
- Hamilelerde ellerde uyuşma:
- Hamilelikte kalça ağrısı:
- Hamilelikte hemoroid:
- Hamilelikte kaşıntı:
- Hamilelikte idrar kaçırma:
- Hamilelerde uyku problemleri:
- Hamilelerde nefes nefese kalma hava açlığı hissi:
- Hamilelikte cilt çatlakları:
- Hamilelerde vücutta şişme:
- Hamilelerde çarpıntı:
- Hamilelerde vajinal akıntı:
- Hamilelerde varis:
- Hamilelerde kabızlık:
- Hamilelerde cilt değişiklikleri:
- Hamilelerde bacak krampları:
- Hamilelerde mide yanmaları:
- Hamilelerde kasık ve karın ağrıları:
- Hamilelerde sırt ve bel ağrıları:
- Hamilelerde kasık ağrısı
- Lekelenme Tarzında Vajinal Kanama
- Hamile bayanlarda bulantı ve kusma
- Hamile bayanlarda Karında Şişkinlik
- Gebelerde Başağrısı ve Kendini İyi Hissetmeme:
- Hamilelerde Memelerde Büyüme ve Hassasiyet
- Gebelikte sık sık idrara çıkma
- Hamilelikte yorgunluk ve uykuya meyil
- Hamilelikte Cilt Lekeleri ve yapılması gerekenler
- Kan uyuşmazlığı nedir
- Üçlü test nedir ne işe yarar ne zaman yaptırılır
- Bebek emmiyorsa ne yapılmalı
- Anne Sütü Yeterlimi Nasıl Anlaşılır
- Anne Sütü Nasıl Çoğaltılır
- Çocuklarda demir eksikliği ve beslenme
- Bir bebek, hayatı “oyun oynayarak” öğrenir.
- Bebeklerde gaz sancısı (kolik)
- Anne Sütünün Özellikleri - Bebek ne kadar emzirilmeli?
- Bebeğinize yemek hazırlarken
- Bebeğinizi, büyütürken, dikkat, etmeniz, gerekenler
- Çocuklara yemek yedirmenin 10 yolu
- Enfeksiyona karşı, yeni doğan bebeklere fazla temas etmeyin
- Bebekler için müzik
Arşiv
Takip
