Cum

12

Genel olarak ramazan ayında beslenme:

12 Eyl 2008, 18:49 | comedy shop | henüz yorum yok

Bayram sabahı güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalı. Yemekler çok fazla miktarda değil, gün içerisinde az az miktarlarda öğünlere dağıtılarak tüketilmelidir. Öğle ve akşam yemekleri yağ miktarları düşük, kan şekerini hızla yükseltmeyecek besinlerden oluşmalı; öğünler tüm besin gruplarını (karbonhidrat, yağ, protein) kapsamalıdır. Ramazan süresince kişilerde sıvı alımı düşer. Bu yüzden mutlaka bayramlarda ve sonrasında başta su olmak üzere ayran, komposto ,Taze sıkılmış meyve suları gibi su oranı yüksek sıvı gıdalar ile günlük ihtiyacımız olan 2 litreye, 2.5 litreye ulaşmak gerekir.Bayramda gelen misafirlerinize ikramda ; şekerin ve çikolatanın yanında rahatlıkla bulabileceğiniz kuru kayısı ,kuru üzüm ve kuru incir ile zenginleştirin. Böylelikle, konuklarınızın kan şekerlerini düzenlemelerine yardımcı olurken, ikram sırasında atıştıracağınız için, sizin de ara öğün ihtiyacınız karşılanacaktır. Öğleden sonra ziyarete giderken, tatlı götürmek isteyebilirsiniz. Artık piyasada, geleneksel lezzeti aratmayan ancak zeytinyağı ve yapay tatlandırıcılarla yapılmış şıralı tatlılar satılmakta. Bu sayede şeker hastası olan aile büyüklerinin de ağzını tatlandırabilirsiniz.Ziyaretleriniz sırasında sunulan şekerin ardından mutlaka çay-kahve ikram edilecektir. Her yediğiniz şekerin ardından bir bardak su içerseniz, aldığınız kaloriyi yakmaya bir faydası olmasa da, vücudun sıvı dengesini normale döndürebilirsiniz. Çayı şekersiz veya tatlandırıcı ile, kahveyi de şekersiz içebilirseniz. Egzersiz yapmak da önemlidir. Ama gerçeği kabullenmek gerekirse bayram boyunca gelen gidenden egzersiz yapmaya vakit bulmanız çok güç. Ama bu asla hareket etmemenizin bahanesi olmamalı. Ziyarete giderken mümkün olduğunca yürümeye, asansör yerine merdivenleri kullanmaya özen gösterirseniz hem kalori tüketir, hem de kan şekerinizi düzenlersiniz.Akşam yemeği , İftar sofrasının zengin menüleri artık tatlı bir anı olarak belleğinizde kalabilir. Ama akşam için av mevsiminin açıldığı, fiyatların düştüğü şu günlerde, ızgara balığı tercih edebilirsiniz. Salata takviye ettiğiniz bu lezzetli menü sindirim sisteminizi de rahatlatacaktır.Ramazan bayramı bir aydır oruç tutarak alkol almayan kişiler içinde tehlikeli olabilir. 


Cum

12

Ramazan ayına özel sağlıklı beslenme:

12 Eyl 2008, 18:47 | comedy shop | henüz yorum yok

Güne mutlaka hafif bir kahvaltıyla başlanılmalıdır ve kesinlikle öğün atlanılmamalıdır. Öğünler arasında en az 2 en fazla 4- 5 saat bırakılmalıdır. Bayram ikramlarında ağır hamur tatlıları, şekerler, aşırı yağlı, çok tuzlu, kalori açısından yoğun olan yiyecekler yerine kalorisi düşük sütlü tatlılar, sebze ve meyve tüketilmelidir. Kahve gibi kafeinli içecekler fazla tüketilmemelidir. Ramazan aylarında su tüketiminin azalmasından dolayı vücutta oluşabilen su kaybının yerine konulabilmesi için su ve sulu gıdaların tüketimine önem verilmelidir. Bayramda mide ve bağırsak bozuklukları gibi şikâyetlere neden olmaması için, bilinçsizce çikolata ve tatlı tüketiminden kaçınılmalıdır. Özellikle bayram ziyaretlerinde ikram edilen şeker, çikolata ve hamur işi tatlıları çok dikkatli tüketilmelidir, çok yoğun miktarda enerji içerdiklerinden yenilen miktarı göz önüne alınmalıdır. Küçük porsiyonlar tercih edilmelidir. Sağlıklı yaşamın en önemli unsurlarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında en az haftada 4 gün 45 dakika günlük yürüyüşler yapılmalıdır. Fiziksel aktivitenin, bağırsak hareketlerini arttırmaya, kan şekeri ve kolesterolünü azaltmaya, kilo kaybetmeye yardımcı olduğunu unutulmamalıdır. Oluşabilecek kabızlığa karşı lif oranı yüksek gıdaları (kuru baklagiller, taze sebze ve meyveler) tüketimi ihmal edilmemelidir. Ramazan bayramı, alkol alışkanlığı olup da ramazan boyunca alkol almamış insanlar içinde tehlikeli olabilir. Bayramda alkol tüketimi kontrol altına alınmalıdır. Alkol oranı yüksek rakı, votka, cin gibi içkiler yerine şampanya, şarap gibi içkiler tercih edilmesi de faydalı olur.Güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalıdır. Peynir, zeytin, domates-salatalık, kepek ekmek, süt, meyve gibi besinlerden oluşan dengeli ve hafif bir kahvaltı edilmelidir.Yemekler 3 ana öğün, 3 ara öğün olmak üzere az az sık sık yemek yenmelidir. Ara öğün alternatifleri meyve, kepekli tost, kepekli bisküvi, peynir, meyveli yoğurt, ayran, yoğurt gibi seçeneklerden hazırlanmalıdır.Kızartma ve kalorisi yüksek ağır yemekler yerine hafif, ızgara, buğulama, haşlama tarzı yemekler seçilmelidir.Şeker, yağ ve kalori içeriği yüksek hamurlu tatlılar kan şekerini hızla yükseltir, toplam günlük kalori ve yağ artışına sebep olmaktadırlar. Bu yüzden tatlı tüketimine dikkat edilmelidir. Tatlı tüketilmek isteniyorsa sütlü tatlılar, günlük tüketilen miktarlarına dikkat edilerek, ara öğün seçeneği olarak tüketilebilirler.Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, barsak bozukluklarına yol açabileceği için tüketilen miktarlarına dikkat edilmelidir.Ramazan boyunca hareketin azalması, açlık, yeterli sıvı tüketememek sonucunda kabızlık görülmektedir. Kabızlığın azaltılması ve C vitaminini gibi vitamin ihtiyaçlarının karşılanması açısından meyve ve sebze tüketimi arttırılmalıdır. Meyve ve sebze günde 6-7 porsiyon tüketilmelidir, her öğünde salata tüketilmeye özen gösterilmelidir.Günlük tüketilmesi gereken sıvı miktarlarına dikkat edilmelidir. Günde 2-2.5 lt sıvı alınmalıdır.Düzenli egzersiz yapılmalıdır.Şeker, kalp hastaları , hipertansiyon, mide ve barsak sistemi hastalıkları olan kişiler mutlaka sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmelidir. RAMAZAN BAYRAMINDA ÖZELLİKLE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER :1-En önemli öğün olan kahvaltı kesinlikle atlanmamalıdır. 2-Su tüketimine dikkat edilmeli ve günlük 1,5- 2 litre su tüketmeye çalışılmalıdır. 3-Ziyaretlerdeki çay ve kahve ikramlarına dikkat edilmelidir. Günlük içeceğiniz çay miktarı 3- 4 bardağı, kahve ise 2 fincanı geçmemelidir. Mümkünse bitkisel çaylar tercih edilmelidir. 4-Şerbetli ve hamurlu tatlı yerine sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilmelidir. 5-Bayram için hazırlanan çok çeşitli ikramlar karıştırılmadan az az tüketilmelidir. 6-Yine fiziksel aktivitenin önemi unutulmadan hareket edilmelidir. RAMAZAN BAYRAMI İÇİN ÖNERİLER :Ramazan Bayramı ikramsız ve tatlısız olmaz. Bir de göremediğiniz akraba ve tanıdıklarınızın sayısı fazla ise, ziyaret edeceğiniz ev sayısı kadar kilo alma riskine sahipsiniz. Şeker, besin kalitesi az olan bir enerji kaynağıdır. Bu nedenle beslenmemizde ne kadar sınırlı yer alırsa, beslenme programlarımız o kadar sağlıklı olur. Bayramda şeker tüketiminde aşırıya kaçmamak için, ikram edilen şekerleri ve çikolataları atlayın, hakkınızı tatlı için saklı tutun. Eğer ikram edilen sütlü tatlı veya meyveli tatlı ise daha sağlıklıdır, hem de daha az kalorilidir. Fakat ikram edilen tatlılar ağır hamur tatlıları ise 1 dilimden fazla tüketmeyin ve kaymaklı ikram ediliyorsa bu doymuş yağ ve kolesterol kaynağınıdır. Bayram süresince kan şekerinizin dengeli yükselip alçalması için ana öğünleri atlamadan kaliteli ve yeterli beslenmeye devam edin. Bayramda ikram edilen tatlılar gibi içeceklerin çoğu da şekerlidir. Günlük enerji ihtiyacınızın %20-30’u kadarını içeceklerden ekstra olarak almamak için şekerli içecekler yerine su içmeyi tercih edin. Bitki çayları, açık çay, ayran ve taze sıkılmış meyve suları da daha sağlıklı alternatifler olacaktır. Bayram süresince de suyu ihmal etmeyin ve günde 8–15 su bardağı su içmeye devam edin. Ağır hamur tatlıları yerine sütlü veya meyveli tatlılar ikram edin. Fındık, fıstık ve bademde günde toplam 10-15’i, cevizde ise 3–5 adedi geçmemeye özen gösterin.Zengin omega-3, posa, magnezyum ve E vitamini içerikleri ile son derece sağlıklı olan yağlı kuruyemişler geleneksel bayram ikramlarından biridir.Her besin gibi kuruyemişlerde tüketim miktarına dikkat edilmelidir. Çünkü kuruyemişler kalori içerikleri çok yüksektir. Kızartma ve kavurma yöntemi ile pişmiş olan yemeklerden minimum miktarda alın. Izgara, buğulama, fırında ve haşlama gibi sağlıklı yöntemler ile pişmiş olan yiyeceklere yönelin. Fiziksel hareketsizlik her dönemde olduğu gibi bayram sürecinde de kaçınılması gereken durumlardan biridir. Besinlerle alınan enerjinin arttığı bu dönemde hareketsizlik, vücutta yağlanma ile sonuçlanır. Aldığınız fazla kalorileri yakmak için bayram süresince de günlük yarım saat orta tempolu yürüyüşlerinize devam edin.


Cum

5

Ramazanda toksinlerden arınmak için fırsat:

05 Eyl 2008, 19:29 | comedy shop | 1 yorum var

Ramazan’ın bilinen en eski detoks olduğunu vurgulayan Diyetisyen Gizem Keservuran ve Diyetisyen Hülya Çağatay’dan kolayca uygulanabilecek bilimsel tavsiyeler; tatlı ihtiyacınızı karşılaması ve serinlemek için tatlı olarak dondurma ve meyve tercih edin. Tatlınızı toz tarçın ve karanfil ile lezzetlendirin. Sahurda menemen gibi protein içeriği yüksek besinlerden oluşan bir kahvaltı hazırlayın. Çay-kahve tüketimini yemekten 1 saat sonraya bırakın. Sindiriminize yardımcı olacak olan bitki çaylarını tercih edin. Ramazan’da sıkça yapılan beslenme hataları hastalıkları tetikliyor. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nden Beslenme-Diyet Uzmanı Gizem Keservuran ve Beslenme-Diyet Uzmanı Hülya Çağatay, Ramazan’da sağlıklı beslenmek için kolaylıkla uygulanabilecek bilimsel tavsiyelerde bulundu. Ramazan’ın bilinen en eski detoks olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Keservuran, “Özenle hazırlanmış ramazan sofralarına oturduğumuzda yemeğe hangi yiyecekten başlayacağımıza karar veremeyiz. İftariyelikler, çorba, pide, ana yemek, tatlı… Ve sonunda midede ağırlık, gaz, yanma, kabızlık ve mide öz suyunun yemek borusuna geri kaçması olarak adlandırdığımız ‘reflü’ gibi sorunlarla karşı karşıya kalırız. Bireye özel beslenme planı ve doğru besin seçimi ile Ramazan ayı sonunda toksinlerden arınmış, daha sağlıklı ve daha zinde bir bedenle hayatımıza devam edebiliriz” diye konuştu.ORUÇ TUTARKEN DE BEŞ ÖĞÜN YENMELİSağlıklı bir bireyin gün içinde 3 ana 3 ara öğün olmak koşuluyla 2.5 - 3 saat arayla 6 öğün beslenmesi gerektiğini hatırlatan Keservuran, “Ramazan ayında ise öğün sayısını neredeyse ikiye düşmektedir. İftarda sofraya oturup bir anda yediğimiz yemekleri öğünlere dağıtmalı, çorba, ana yemek, tatlı ve meyve aralarında birer saat boşluklar bırakmalıyız. Sahurda da sağlıklı bir kahvaltı yaptığımızda öğün sayısı beşi bulmakta. Uzun süreli açlık nedeniyle yavaşlayan metabolizmamızın çalışmasını sağlamaktayız. Ramazan ayında vücudumuzun enerji ihtiyacı değişmemekte, tüm gün aç kalmamız akşam fazla yemek yiyeceğimiz anlamına gelmemektedir. ” dedi. MEYVELİ DONRURMALI TATLI TERCİH EDİNBeslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay, Ramazan sofralarından eksik olmayan hamur işi tatlıların yüksek kalorili olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: ”Sütlü tatlılar, dondurma ve meyveler en düşük kalorili ve sağlıklı tatlılardır. Tüm bunların yanında asıl önemli olan bu tatlıyı hangi zamanda tükettiğinizdir. Tatlılar yemekten en az 1 saat sonra tüketilmeli ve mutlaka porsiyonlara özen gösterilmelidir. Hamur tatlıları, sütlü tatlılar ve meyveler arasındaki kalori farkını aşağıdaki tablo gösteriyor.” Çağatay, en uygun tatlı örneğini verdi: “1 dilim ananas, 8 adet vişne, 5-6 adet kara üzüm, 1 top limonlu dondurma. Serinlemenize, tatlı ihtiyacınızın karşılanmasına ve enerjik olmanıza neden olacak bu tatlı 150 kaloridir.”BİR PORSİYON İÇİN TATLI KALORİLERİ Baklava : 350 kal.Künefe: 430 kal.Revani: 220 kal.Sütlaç: 180 kal.Kazandibi: 130 kal.Güllaç : 230 kal.Meyve tabağı: 100 kal. MİDE HAREKETLERİNİ MEYVE-SEBZE İLE ARTIRINRamazan’da oruç tutmaya bağlı mide ve barsak hareketlerinde doğal olarak zayıflama olacağını belirten Beslenme-Diyet Uzmanı Hülya Çağatay, “Lif içeriği yani posa içeriği tüksek olan besinler tercih edilmelidir. Özellikle sebzeli yemekleri tercih edip salatanızı asla sofranızdan eksik etmeyin. Bol lif alımı kan şekerinizin ani yükselmesini engelleyecektir ve daha çabuk tokluk hissi yaşamanızı sağlayacaktır. Özellikle meyveler iftardan gece uyuyacağınız vakte kadar ara öğün şeklinde azar azar tüketilebilir ve hem mide hareketlerini düzenlemiş hemde günlük mineral ve vitamin gereksiniminizi sağlamış olursunuz. Özellikle ananas, vişne ve kara üzüm gibi meyveler antioksidan içeriğiyle vücudunuzda oluşan zararlı bileşiklerle savaşılmasına yardım edecektir. “ Sağlıklı Oruç İçin Sekiz Pratik Uygulama; Orucunuzu 2-3 adet hurma ve yarım su bardağı su (Mide hacmini fazla doldurmamak adına) ile açın. Orucunuzu açtıktan sonra 10 dakika bekleyin, dinlenin. Daha sonra çorba ile devam edin. Mutlaka sahura kalkın. Ramazan’ın ikinci haftasından sonra yavaşlayacak olan metabolizmanızı öğün atlayarak daha da yavaşlatmayın. Bir bardak su içip niyetlenmeyin, sahuru erken kahvaltı gibi düşünüp sağlıklı doğru besinlerle hazırlanmış kahvaltınızı yapın. Tüketeceğiniz besinleri iftar – sahur arasında 4-5 öğüne yayın. Çay kahve tüketimini yemekten 1 saat sonraya bırakın. Çay, kahve yerine sizi rahatlatıp, dinlendirecek ve sindiriminize yardımcı olacak olan bitki çaylarını tercih edin. Günlük su ihtiyacınızı öğün aralarına yayın, yemekler ile birlikte su içmeyin. Künefe, revani, tulumba tatlısı, kemalpaşa yerine sütlü tatlıları-sütlaç, muhallebi, kazandibi, tavukgöğsü- veya meyve tatlılarını tercih edin. Lokmalarını yutmayınız, yavaş yavaş tadına vararak yemek yiyiniz. RAMAZANDA BESLENME Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Keservuran, oruç tutabilen ve beslenmeyi etkileyecek herhangi bir sağlık sorunu olmayan yetişkinler için sağlıklı sahur, iftar ve ara öğün mönüsü hazırladı. İFTAR 2-3 adet hurma1 su bardağı su ile orucunuzu açınızOrucunuzu açtıktan 5-10 dk sonra;1 kase ıspanak çorba (posa alımı ve sindirimi kolaylaştırmak açısından önemli )1 ince dilim tam buğday ekmeğiBol yeşillikli az yağlı salata ( 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile ) ( limon – balsamico sirke/meyve sirkesi eklenebilir )Çorbanızı içtikten 10-15 dk sonra;2 köfte büyüklüğünde ızgara tavuk/balık/hindi eti veya kırmızı et Bol yeşillikli az yağlı salata ( 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile ) ( limon – sirke eklenebilir )1 kase yoğurt veya 1 su bardağı ayran veya 1 kase cacık6 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği1 ince dilim tam buğday ekmeği veya 1/8 dilim pideİftardan 1 saat sonra; (21:30 gibi);1 top böğürtlenli / çilekli dondurma ile sütlü tatlı( kazandibi / sütlaç / tavuk göğsü gibi ) ( tatlınızı toz tarçın ve karanfil ile lezzetlendirebilirsiniz ) + bitki çayı Tatlınızı yedikten 1 saat sonra (22.30 gibi);1 su bardağı süt + 5-6 adet fındık / badem veya 1 tam ceviz içi SAHUR - 11 adet yumurta ve 1 ince dilim beyaz peynir ile hazırlanmış peynirli menemen veya peynirli omlet2-3 ince dilim tam buğday ekmeği 1 karper büyüklüğünde beyaz peynirDomates – salatalık – yeşillik söğüş (yağsız )1 porsiyon meyve ( 1 orta boy şeftali tercih edilebilir )1 su bardağı süt Sahuru erken kahvaltı gibi düşünerek sizi gün boyunca tok tutacak, kan şekerinizin düzenli seyretmesini sağlayacak protein içeriği yüksek besinlerden oluşan bir kahvaltı hazırlayınız.


Cum

5

Ramazanda beslenme:

05 Eyl 2008, 19:22 | comedy shop | henüz yorum yok


Beslenme Düzeninize Dikkat Ediniz Ramazan ayında oruç tutan bireyler, diğer zamanlarda olduğu gibi sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelidirler. Genelde 3 - 4 öğünde tüketilen besinler, beslenme düzeninin tamamen değiştiği bu dönemde 2 öğüne sıkıştırılmaktadır. Özellikle tatlı, hamur işleri, şarküteri ürünleri gibi karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinlerin tüketiminde artış olmakta, buna karşılık başta su olmak üzere, sebze ve meyve tüketimi azalmaktadır. Halbuki bu dönemde günlük almamız gereken enerji ve besin öğelerinin oranları değişmemektedir.

 

Beslenme Düzeninize Dikkat Ediniz

 

Ramazan ayında oruç tutan bireyler, diğer zamanlarda olduğu gibi sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelidirler. Genelde 3 - 4 öğünde tüketilen besinler, beslenme düzeninin tamamen değiştiği bu dönemde 2 öğüne sıkıştırılmaktadır. Özellikle tatlı, hamur işleri, şarküteri ürünleri gibi karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinlerin tüketiminde artış olmakta, buna karşılık başta su olmak üzere, sebze ve meyve tüketimi azalmaktadır. Halbuki bu dönemde günlük almamız gereken enerji ve besin öğelerinin oranları değişmemektedir.

 

Ramazanda Aç Kalarak Zayıflanmaz

 

Kilo problemi olan bazı bireyler Ramazan ayını zayıflamak için fırsat olarak görmekte ve yalnızca iftarda bir şeyler tüketmektedir. Böyle bir beslenme şekli sonrası birey kilo vermek yerine kilo bile alabilir. Bu durum hem fazla hem de hızlı yemek yenilmesine yol açmaktadır. Zaten vücut yeterince besin alınamadığı durumlarda azı ile yetinmeye başlamakta, biraz olsun fazla yenildiği taktirde ise depolama yoluna başvurmaktadır. Ayrıca bazal metabolizma hızının yavaşlaması, iftar ve sahur vakitlerinin günün daha az hareket edilen zamanlarına denk gelmesi ve kan şekeri düşüşüne bağlı olarak tatlılara karşı isteğin artması genellikle kişilerin bu dönemde ağırlıklarının artışına neden olmaktadır.

 

Fiziksel Aktivitenizi Mutlaka Artırınız

 

Üzerinde durulması gereken bir diğer önemli husus ise; fiziksel aktivitenin bu süreç içerisinde azalmasıdır. Özellikle çalışmayan bireyler, günlük enerji harcamalarını azaltmak ve zamanın bir an evvel geçmesi adına geç saatlere kadar uyumaktadır. Her türlü aktiviteden kaçınmak, oruç tutarken fazla acıkmadan rahat bir gün geçirmeyi sağlar. Buna karşılık metabolizma daha da yavaşlar. Eğer ki kilo almadan bu riskli dönem aşılmak isteniyorsa, günlük aktivite mutlaka artırılmalıdır.

 

Sahura Kalkmadan Oruç Tutmayınız

 

Ramazanda gün boyu aç kalınacağı için yatmadan aşırı yemek yerine, sahura kalmak çok daha sağlıklı olacaktır. Sahura kalkılmadığı taktirde açlık süresi ortalama 19 - 20 saate çıkmaktadır. Bu durumda kan şekeri günün daha erken saatlerinde düşmekte ve kişinin veriminin azalmasına yol açmaktadır. Bu yüzden mutlaka sahura kalkılmalı ve yemek yerine; süt, çay, taze sıkılmış meyve suyu, bitki veya meyve çayı, yumurta, peynir, zeytin, esmer ekmek gibi alternatiflerden oluşan kahvaltı tercih edilmelidir.

 

İftarda Yemeğe Bir Süre Ara Veriniz

 

Uzun bir açlık sonrası, iftara mümkünse 1 kase çorba ile başlayarak 5 - 10 dakika kadar yemeğe ara verilmeli, ardından ana yemeklere devam edilmelidir. Etli veya etsiz sebze yemekleri, kepekli pilav, makarna, esmer ekmek gibi tam tahıllar, kurubaklagil yemekleri, yoğurt, ayran, cacık, salata, meyve gibi lif oranı yüksek alternatiflerden oluşan bir iftar yemeğinin sindirimi de daha kolay olacaktır. Besinler çok iyi çiğnenmeli, yavaş yenilmelidir. Daha hafif ve sağlıklı olması için yiyecekler kızartma ve kavurma yerine; haşlama, ızgara yapma, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlanmalıdır.

 

Kabızlığa Önlem Alınız

 

Oluşabilecek kabızlığı önlemek için, lif oranı yüksek gıdalar; kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru bakla, kuru börülce, kuru barbunya, soya fasulyesi), kepekli tahıllar (esmer ekmek, kepekli pirinç - makarna - erişte - un), sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Soyulmadan yenilebilen sebze ve meyveler mümkünse kabuklarıyla tüketilmelidir. İftar ile sahur arasında belirli aralıklarla su ve diğer içeceklerden yeterince içilmelidir.

 

Aman, Tatlılara Dikkat!

 

Lokma, tulumba, baklava gibi ağır tatlılar yerine; güllaç, sütlaç, puding, komposto, hoşaf, kabak tatlısı gibi sütlü, meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Bu tatlıların yapımında - enerji alımını azaltmak adına - yapay tatlandırıcılar tercih edilebilir.

 

Ya Ramazan Sonrası?

 

Oruç tutan kişiler Ramazan ayı sonrasında eski beslenme alışkanlıklarına geri döndüklerinde daha fazla yeme eğiliminde bulunmaktadır. Ramazan ayı süresince özellikle 2. haftadan sonra yavaşlayan metabolizma için, ardından gelen “Şeker Bayramı” yenilen tatlıların yağ olarak depolandığı riskli bir süreç olarak görülmektedir.

 

Benzer ilkelere bayramda da dikkat edilmesi bu süreci daha sağlıklı bir şekilde aşmayı sağlayacaktır. Aksi taktirde hızla ve tamamen kana karışan, rafine şeker içeren besinlerin tüketimi kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olur, böylelikle tekrar tatlı yeme isteği doğururlar. Şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan ve formuna önem veren bireyler ve aileleri için çok iyi bir alternatif olan yapay tatlandırıcıların şeker yerine kullanılması daha uygun görülmektedir. Tatlıların yapımında güvenle ve rahatlıkla kullanılabilecek olan bu yapay tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. Kan şekeri üzerinde de olumsuz etki yaratmamaları nedeniyle saflaştırılmış ve rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olacaktır.

 

Kimlerin Oruç Tutması Sakıncalıdır?

 

Önemle vurgulamak gerekir ki diyabet, böbrek hastalığı, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanların (kalp hastası, diyabet hastası vb.), sürekli ilaç kullananların, sindirim sistemi rahatsızlığı olanların, gebe ve emziren kadınların, büyüme - gelişme çağındaki çocukların sağlıkları açısından oruç tutmaları önerilmemektedir.



Reflü hastalığı, midedeki asit ve gıdaların yemek borusuna geri gelmesi ve burada tahrişe ve kişide göğüs arkasında yanma gibi şikayetlere neden olması şeklinde tanımlanıyor. Acıbadem Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr Murat Saruç, “Normal zamanlarda da toplumda sık olarak gözlenen bu durum Ramazan ayında artmaktadır.” diyerek şöyle devam ediyor: “Uzun süren açlık sonrası, dikkatsizce yüksek kalorili ve fazla miktarda yiyecek yenmesi en önemli nedendir. Ayrıca sahurda yemek yendikten sonra hemen yatılması da zararlıdır. Yatar pozisyonda yiyeceklerin mideden yemek borusuna geri gelmesi kolaylaşmaktadır. Bu faktörler, Ramazan ayında şiddetli reflü şikayetlerinin görülmesine yol açar.”  Bazen reflüye bağlı gelişen yemek borusu içini döşeyen dokunun iltihabı çok ciddi boyutlara kadar gelip, şiddetli ağrıya, kanamaya ve yutma zorluğuna neden olabiliyor.

Bu açıdan özellikle daha önceden reflü tanısı konulmuş olan hastaların, Ramazan ayı öncesi gastroenterologları ile görüşmeleri, yeni öneri ve ilaç değişikliklerini öğrenmeleri gerekiyor. Oruç tutarken iftarda yüksek kalorili ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, reflü olasılığını azaltan etmenlerden. Doç. Dr. Murat Saruç diğer önerilerini şöyle sıralıyor: “Ayrıca iftarda az miktarda yiyerek, iftardan 3 saat kadar sonrasına küçük bir öğün eklemek de mideyi aşırı doldurmayı önleyecektir. Sahurda hafif yiyecekler yemek ve yemek yedikten sonra hemen yatmamak gece reflülerini engelleyecektir. Reflü için, doktorunuzun kullanmanızı söylediği “proton pompa inhibitörü” türünde bir ilacın da, iftarda ve sahurda alınması, gün boyu aç kalan ve yüksek miktarda asit salgılayan midenizin asit salgısını azaltacaktır. Sigara ve alkol alınmaması, çikolata, kahve, biberli, yağlı baharatlı yiyeceklerden uzak durulması önemli yarar sağlar. Ramazan süresince kilo alınmaması, sıkı giysiler giyilmemesi ve gerektiğinde yatak başının yükseltilmesi de koruyucu önlemlerdir.”


Paz

31

Ramazan’da Beslenme Önerileri:

31 Ağu 2008, 13:33 | m-colak | henüz yorum yok

Gün boyu oruç tuttuktan sonra orucu açma zamanı geldiğinde, birdenbire yemekleri hızlı bir şekilde yeyip masadan kalkmamak gerekiyor. Bütün gün boş kalan mide, tıka basa yenilen yemeklerle doluyor ve hazımsızlık şikayetleri de ortaya çıkıyor. Dilem İrkin, bu nedenle şu beslenme önerilerinde bulunuyor:

- Orucunuzu hafif bir çorbayla açın.
- Çorbadan yarım saat sonra yemeğe devam edin.
- Ana yemeği yerken, ekmek ve yoğurt da tüketmeye özen gösterin.
- Ana yemekten 1-2 saat sonra meyve ya da sütlü tatlı tüketilebilirsiniz.
- Sahurda beyaz peynir, kepekli ekmeği mutlaka tüketin. Çünkü esmer ekmek, kan şekerini dengede tutup, tok kalmaya yardımcı olur.
- Ekmek yerine sahurda 4-5 yemek kaşığı yulaf ezmesi, iki tane ceviz, bir bardak süt içebilirsiniz.
- Sahurda domates, salatalık tüketmek kabızlığı önlemede etkili olacağı gibi, yumurta tüketmek de tokluk hissi verir.
- Sahurda yağda kızartmalardan uzak durun ve bol bol su içmeye özen gösterin.
- Akşam yemeği ve sahurda, ağır hamur işlerinden kaçının.
- Ayva, kabak ya da süt tatlılarını akşam öğününden 1-2 saat sonra alabilirsiniz.
- Haftada bir kez şarküteri tüketebilirsiniz, ancak her gün yemeyin.
- Aç karnına spor yapmayın, ama iftardan 1-2 saat sonra, imkanınız varsa hafif bir yürüyüş, bol su içmek, meyve tüketmek kabızlığı da önler.


Paz

31

Kimler Oruç Tutmamalı? :

31 Ağu 2008, 13:31 | m-colak | 1 yorum var

Ramazan ayında oruç tututlaması gereken özel durumlar var. Prof. Dr. Koptagel İlgün, bu durumları şöyle sıralıyor:- Parkinson, Alzheimer, sara, psikiyatrik bozukluk, kanser hastalığı 
- Mide şikayetleri olanlar (daha önce mide ülseri ve kanaması geçirmiş olan kişiler)
- Reflü şikayetleri olanlar (oruç tutmadan önce şikayetlerini doktorları ile paylaşıp aldıkları önerilere uymaları gerekir)
- Şeker hastaları
- Kronik böbrek yetmezliği olanlar
- Kalp ve tansiyon hastaları
- Yaşlı ve vücutça düşkün kişiler
- Mide ve barsak hastalığı olanlar
- Düzenli olarak ilaç kullanması gerekenler
- Ameliyatlı veya ameliyatın dinlenme döneminde olan kişiler
- Hamile veya çocuk emziren kadınlar
- Grip, zatürre, yüksek ateş, ishal yani mevsimlere veya vücut direnç düşüklüğüne göre ani başlayan rahatsızlığı olanların da hiç olmazsa hastalık günlerinde oruç tutmamaları gerekiyor.


Paz

31

Oruçken tok tutan yiyecek :

31 Ağu 2008, 13:28 | m-colak | 1 yorum var

Razaman ayında nasıl tok kalınır. Gün boyu açlık hissi vermeyen ürünü Derya Pala açıkladı..
Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı Derya Pala, ramazanda oruçla birlikte tüm gün aç kalan vücudun, tok ve enerjik olması için sahurda yumurta tüketilmesini önerdi.

Derya Pala yaptığı yazılı açıklamada, yüksek kaliteli protein kaynağı olan yumurtanın, ramazan ayında dengeli beslenmeye destek verdiğini belirtti.

Yüksek proteinin yanı sıra vücut için gerekli tüm vitamin, mineral ve aminoasitleri içeren yumurtanın kalori miktarının çok düşük olduğunu dile getiren Pala, sağlık açısından gerekli olan doymamış yağ asit oranları oldukça yüksek olan yumurtanın, kişinin kendisini uzun süre tok hissetmesini sağladığını vurguladı.

Pala, yumurtanın aynı zamanda açlığı geciktirici özelliğe sahip olduğunu ifade ederek, araştırmalarla yumurtanın sabah öğününde tüketildiğinde dikkati artırdığının, öğlen saatlerine kadar kişinin kendini tok hissetmesini sağladığının ortaya konulduğunu belirtti.

Hayvansal kaynaklı protein tüketiminin düşük olduğu Türkiye’de, yüksek kaliteli protein kaynağı olan yumurtanın, tüm gelir grupları tarafından tercih edilebileceğini kaydeden Pala, yumurta tüketiminin aile bütçesini sarsmayacağına da işaret etti



- Güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalı. Peynir, zeytin, domates-salatalık, kepek ekmek, buğday gevreği, süt, meyve gibi besinlerden oluşan dengeli ve hafif bir kahvaltı edilmeli.
-Yemekler 3 ana öğün, 3 ara öğün olmak üzere az az sık sık yenmeli. Ara öğün alternatifleri meyve, kepekli tost, kepekli bisküvi, peynir, meyveli yoğurt, ayran, yoğurt gibi seçeneklerden hazırlanmalı. - Kızartma ve kalorisi yüksek ağır yemekler yerine hafif, ızgara, buğulama, haşlama tarzı yemekler tercih edilmeli.
-Şeker, yağ ve kalori içeriği yüksek hamurlu tatlılar kan şekerini hızla yükseltir, toplam günlük kalori ve yağ artışına sebep olur. Bu yüzden tatlı tüketimine dikkat edilmeli. Tatlı tüketilmek isteniyorsa sütlü tatlılar, günlük tüketilen miktarlarına dikkat edilerek, ara öğün seçeneği olarak tüketilmeli.
-Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, barsak bozukluklarına yol açabileceği için tüketilen miktarlarına dikkat edilmelidir.
-Ramazan boyunca hareketin azalması, açlık, yeterli sıvı tüketememek sonucunda kabızlık görülmektedir. Kabızlığın azaltılması ve C vitaminini gibi vitamin ihtiyaçlarının karşılanması açısından meyve ve sebze tüketimi arttırılmalı. Meyve ve sebze günde 6-7 porsiyon tüketilmeli
-Her öğünde salata tüketilmeye özen gösterilmeli.
-Günlük tüketilmesi gereken sıvı miktarlarına dikkat edilmeli. Günde 2-2.5 lt sıvı alınmalı.
-Düzenli egzersiz yapılmalı.
-Şeker, kalp hastaları , hipertansiyon, mide ve barsak sistemi hastalıkları olan kişiler mutlaka sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmelidir.



Ramazan süresince yaşanan uzun açlık sürelerine rağmen bir çok kişi de kilo artışı görülüyor. Metabolizma hızının yavaşlaması ve hareketlerin azalması ile kilo artışları kaçınılmaz oluyor. Ramazan ayında alınan kilolardan kurtulmanın yolunu Dyt.Kenar şöyle anlattı: “ Bayram ve bayram sonrası yavaş yavaş eski yemek düzenine geçilirken metabolizma hızının artmasıyla birlikte mutlaka haftada 3 gün düzenli egzersize başlanmalıdır. Düzenli egzersizin, alınan kiloların verilmesi, metabolizma hızının artması, kan şekerinin düzenlenmesi gibi bir çok olumlu etkisi olacaktır. Ramazan Bayramı’nda, şerbetli ve çikolatalı tatlıların tüketimi artmaktadır. Bu tür besinlerin içerisinde şeker, yağ, un miktarları fazladır, bunlar glisemik indeksleri yüksek olduğundan kan şekerlerini hızla yükseltirler. Ayrıca fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, barsak sisteminin bozulmasına neden olmaktadır. Bu yüzden tatlı tüketiminden mümkün olduğu kadar sakınmak gerekiyor. Eğer tatlı tüketilmek isteniyorsa yine miktarlarına dikkat edilerek sütlü tatlılar tercih edilebilir. Bayram boyunca ziyaretler sırasında çay, kahve, asitli içeceklerin tüketim miktarı da artmaktadır. Fazla miktarda alındığında kafein içerikli içecekler uykusuzluk, kalpte ritim bozukluğu, huzursuzluk yapabilmektedirler. Bu yüzden çay kahve yerine yeşil çay, rezene, adaçayı, ıhlamur, ayran, komposto gibi içeceklerin tüketimi tercih edilmelidir.”



« Önceki Yazılar   |   Sonraki Yazılar »

Eklenen Son Yazılar
Arşiv
Takip
2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40