Paz
12
12 Eki 2008, 15:46 | comedy shop |
henüz yorum yok
- Nadide: Az bulunur, görülmemiş, Çok değerli, eşsiz.
- Nadire: Az bulunan.
- Nağme: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz.
- Nahide: Venüs gezegeni. Ergenlik çağında genç kız.
- Narin: İnce, ince yapılı, kibar.
- Naşide: Şair, şiir okuyan ve yazan.
- Naz: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış.
- Nazan: Cilve yapan, nazlanan, nazenin.
- Nazer: Nazar.
- Nazgül: Gül kadar güzel olan, nazlı.
- Nazlıgül: Naz yapan han anlamında.
- Nazlım: Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)
- Necla: Evlat,çocuk. Soylu.
- Nefise: Çok güzel, değerli.
- Nehir: Akarsu, ırmak.
- Nehire: Gereğinden fazla.
- Nergis: Bir süs bitkisi.
- Nermin: Yumuşak, narin, ince.
- Neşe(m): Gönül açıklığı(m), sevinc(im)
- Nesli: Soylu
- Neslihan: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.
- Neslişah: Şah soyundan.
- Nesrin: Yaban gülü
- Neşve: Keyif, neşe.
- Neva: Ses, ahenk; Güç, zenginlik, servet; Nasip; Türk müziğinde bir makam.
- Nevade: Torun anlamında.
- Neval: Talih, kader, kısmet.
- Nevbahar: İlkbahar, ilkyaz.
- Neveser: Türk Müziğinde Dede Efendi’nin bulduğu bileşik bir makam.
- Nevgece: Yeni yeni oluşan gece.
- Nevgül: Yeni açmış gül.
- Nevid: Yeni, yepyeni.
- Nevra: Beyaz çiçek, Işıklı olma, parlaklık.
- Nevres: Yeni yetişen.
- Neyir: Işıklı, aydınlık, parlak.
- Nigar: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim.
- Nihal: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan,taze sürgün.
- Nihan: Saklanmış, gizli olan; Sır.
- Nil: Çivit. Mısır’da bir nehir.
- Nilay: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.
- Nilgün: Lacivert renkli, çivit renginde.
- Nilüfer: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi.
- Niran: Nurlar, aydınlıklar, ışıklar, Ateşler, Cehennem.
- Nisa: Kadın, kadınlar.
- Nisan: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı.
- Nüket: Nükte, zarif, güzel sözler.
- Nükhet: Güzel koku.
- Nükte: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz.
- Nur: Aydınlık, parıltı, parlaklık.
- Nuran: Nurlu, ışıklı.
- Nuray: Işık saçan.
- Nurcan: Aydınlık insan.
- Nurfer: Işık veren, aydınlatan, ferahlatan.
- Nurgül: Nur, Gül.
- Nurgün: Nur, Gün.
- Nurperi: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.
- Nursal: Işıksal, ışıkla ilgili.
- Nursay: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında.
- Nurseli: Işık seli (yağmuru) anlamında.
- Nurseza: Nura layık, ışığa, aydınlığa layık anlamında.
- Nurten: Işık gibi duru tenli anlamında.
- Nutiye: Gökyüzündeki en parlak yıldız.
Paz
12
12 Eki 2008, 15:46 | comedy shop |
henüz yorum yok
- Mahire: Hünerli, becerikli.
- Mahperi: Güzeller güzeli.
- Maide: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet.
- Manolya: Bir süs bitkisi.
- Maral: Dişi geyik.
- Mavisu: Deniz.
- Mayıs: Bir Bahar ayı.
- Mebruke: Kutlu kadın (”mübarek kelimesinin dişisi”).
- Mediha: Övülen, beğenilen, sevilen kadın.
- Mehir: Ay parçası.
- Mehpare: Ay parçası gibi güzel.
- Mehtap: Ay ışığı, dolunay.
- Mehveş: Ay gibi güzel kadın.
- Melda: İnce ve taze bedenli.
- Melek: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel, yumuşak huylu ve masum (mecazi).
- Meliha: Güzel, şirin, sevimli.
- Melike: Kadın hükümdar, padişah eşi.
- Melis: Bal, Bal arısı.
- Melisa: Oğul otu.
- Meltem: Yazın karadan denize doğru esen yel.
- Menekşe: Mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek.
- Meral: Dişi geyik, ceylan.
- Mercan: deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü.
- Merve: Mekke’de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı.
- Meryem: İsa peygamberin annesinin adı.
- Merze: İsa peygamberin annesinin adı.
- Meyyal: Meyleden,aşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.
- Mihriban: Dost,sevgili,yarendeş. İyi yürekli,güler yüzlü.
- Mihrican: Dost, sevgili, Sonbahar.
- Mihrigül: Güler yüzlü, dost, sevecen, güzel.
- Mihrinaz: Güler yüzlü, dost, sevecen, güzel.
- Mihrinur: Güldüğünde ışıklar saçan.
- Mimoza: Bir süs bitkisi.
- Mina: Mine. Liman. Şişe,cam,billur. Şarap şişesi.
- Mine: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası; Şişe, cam, billur sırça.
- Miray: Yılın ilk aylarında doğan.
- Mircan: Güneş gibi aydınlık.
- Mısra: Manzumenin satırlarından her biri, dizeler.
- Müge: Güneş gibi aydınlık.
- Müjde: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış.
- Müjgan: Kirpikler.
Paz
12
12 Eki 2008, 15:45 | comedy shop |
henüz yorum yok
- Lale: Çan biçiminde bir çiçek.
- Lalehan: Lalelerin sultanı.
- Lalezar: Lale yetiştirilen yer,lale bahçesi.
- Lamia: Parlayan, parlak.
- Latife: Yumuşak, hoş, güzel, nazik, Güldüren güzel söz, şaka.
- Leman: Parlama, parıltı.
- Lemis: Dokunma, elleme.
- Lerzan: Titreyen, titrek.
- Leyan: Parlayan,parlayıcı, Konfor, Lüks hayat.
- Leyla: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
- Leylifer: Gece ışığı.
- Lila: Açık eflatun.
- Linet: Sürgün.
Paz
12
12 Eki 2008, 15:44 | comedy shop |
henüz yorum yok
- Kader: Alınyazısı,yazgı. Talih.
- Kainat: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar.
- Kamelya: Pembe,kırmızı,beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.
- Kamer: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında.
- Kamile: Tam,eksiksiz. Kemale ermiş. Bilgin, bilgili.
- Kamuran: İstediğine ulaşmış, mutlu.
- Karaca: KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan.
- Karanfil: Kokulu bir çiçek.
- Kardelen: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi.
- Karmen: Parlak kırmızı.
- Kayra: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan geldiğine inanılan iyilik; İhsan, lütuf.
- Kerime: Cömert. Ulu,büyük. Kız çocuk.
- Kevser: Cennette bulunduğuna inanılan su.
- Kıvanç: Sevinç
- Kıvılcım: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası.
- Kızıltan: Kızıl renk almış tan.
- Kösem: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç. Cildi temiz,pürüzsüz.
- Kuğu: Beyaz tüylü bir su kuşu.
- Kumru: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş.
- Kumsal: Kumla örtülü deniz kıyısı.
Paz
12
12 Eki 2008, 15:44 | comedy shop |
henüz yorum yok
- Jale: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları.
- Jalenur: Parlayan,ışıldayan çiğ.
- Janseli: Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi).
- Janset: Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi).
- Jasmin: Yasemin.
- Jeyan: Kızan, kükreyen.
- Jinsal: Çağ, yaş, dönem.
- Jülide: Dağınık,karmakarışık.
Paz
12
12 Eki 2008, 15:43 | comedy shop |
henüz yorum yok
- İclal: Ağırlama,ikram. Büyüklük,ululuk.
- İdil: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler’in verdiği ad.
- İdilsu: Su için yazılmış şarkı.
- İklil: Taç esfer.
- İlayda: Su perisi
- İlbüke: İlbey hanımı, seçkin hanım.
- İlcan: Ülkenin canı,sevdiği.
- İlgi: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
- İlgin: Yabancı,gurbette yaşayan.
- İlgün: Ülke güneşi. Başkaları,yabancılar.
- İlkbahar: Yılın ılık mevsimi.
- İlkcan: İlk doğan çocuklara verilen ad.
- İlke: Temel alınan düşünce, kural.
- İlkgüz: Eylül ayı.
- İlkim: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önce,öncelikle.
- İlknur: İlk ışık.
- İlkyaz: İlkbahar.
- İlma: Parlatma. Belirleme,işaret etme.
- İlsel: İlle ilişkili, yurtla ilişkili.
- İlsu: Ülkenin suyu, bereketi.
- İmer: Zengin,varlıklı.
- İmge: Düş, hayal, görüntü, tasarım.
- İmran: Evine bağlı, evcimen anlamında.
- İmren: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.
- İnci: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde.
- İncilay: Parlama,ışıldama.
- İncinur: İnci gibi ışıklı,parlak.
- İpar: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
- İpek: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar,zarif.
- İrem: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
- İren: Özgür, serbest
- İris: Mitolojide Tanrıların elçisi.
- İsmihan: Hükümdar ismi.
- İyilem: Güzellik,iyilik.
- İzel: El izi anlamında.
- İzem: Büyüklük, ululuk.
- İzgi: Güzel, adaletli, zeki.
- İzim: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında.
- İzlem: İzlemek eylemi.
Paz
12
12 Eki 2008, 15:42 | comedy shop |
henüz yorum yok
- Habibe: Sevgili,seven dost.
- Hale: Ayın çevresindeki ışık halkası.
- Halenur: Kutsal ışık.
- Handan: Güleç, sevinçli,şen şakrak.
- Hande: Gülüş,gülme. Açılma. Eğlenme.
- Hanife: Allah’ın birliğine inanan; Hz. Muhammed zamanından önce tek tanrıya inanan.
- Harika: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran.
- Hasibe: Değerli,soyca temiz,soylu.
- Haslet: Doğuştan gelen güzel huy.
- Havva: Yaratılan ilk kadın.
- Hayal: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü.
- Hayat: Ömür, Yaşam.
- Hazal: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği.
- Hazan: Sonbahar.
- Helin: Yuva.
- Henna: Kına Ağacı.
- Hera: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça.
- Hesna: Güzel,hanımefendi kadın.
- Heves: Bir şeye duyulan istek.
- Hevin: Aşk, Sevda.
- Hicran: Ayrılık,bir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı.
- Hilde: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek.
- Hilâl: Ayın yay biçimindeki görünüşü,yeni ay,ayça.
- Hoşseda: Hoşa giden ses.